Ben her zaman seninle tek ve tenhâyım, kalıplarımızın bir saatlik baş başa kalmasından ne çıkar?
Ekmel, Ayşe'nin cevap vermesine meydan bırak mayan bir sesle âdeta haykırıyor:
Benim kendi kendime olan bu iştiyak ve ittisalimden¹ başkalarına ne gibi fenâlık gelebilir? Ben se nin ezelde rûhun beşiğini salladım, fakat sonra bu ceníni kaybettim. Her adımda karşıma çıktığın halde, gene onu bulamamakla yedi deryâyı geçtim, yetmiş iki milleti aradım.
Fakat seni bulsam da bulamamak, kaybetsem de kaybedememek heyecan ve hasretinden bir an uzak kalmadım. Sen, yakınlığında en şiddetli hasreti, uzaklığında en şedid yakınlığı duyduğum tek insansın Ayşe...