Rabia

Rabia
@MorSever
instagram.com/_purple__lover_... Dinleseler çocukları; her şey uçurtma! / Okumadığın gün karanlıktasın. / Hepinizin kanatları var, yalnızca uçmayı öğrenin.
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2017 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2017 02:05
Küçük prens bütün bu gerçeklerin farkına nasıl varmış acaba? Diye düşünürken acaba kaç yaşında ki? Diye istemsiz bir soru belirdi zihnimde. Hemen o anda sayılara bayılan büyükler gibi düşündüğüm için utaniverdim kendimden. Acaba doğduklarından itibaren çocukların hayal dünyalarını mahvetmeden yetistirsek, resim yapmayı biraktirip aritmetik ve cografyaya ozendirmesek, etrafimizda binlerce Küçük prens olur muydu? Diye düşünmeden de edemedim.. "Eğer bir generale bir martı olmasını buyurursam, sözü edilen general de dedigimi yapmazsa, suç onun değil benimdir."diyor padişah. Söz meclisten dışarı ancak bu kısım bana bilinçsiz anne babaları ve balıkları ağaca tırmanmaya dayatan eğitim sistemini çağrıştırdı. Lakin şöyle bir ayrıntı var ki kitapta padişah, yaptığı yanlışın sorumluluğu üstleniyor ancak bizde üstlenen pek kimse olmuyor. "Alevleri korumak gerekir yoksa küçük bir esintiyle sönüverirler." Belki kitapta geçen manasından bambaşka yerlere çektim cümleyi.. Bende uyandırdığı anlam; içinize bir eylemi yapmak cesareti geldi mi yapiverin onu bahaneler üretmeye başlayıp, içinizdeki kıvılcım sönmeden. Insanin geçmişe yönelik en güçlü "keşke"leri, yapmadiklarina yöneliktir. "Keşke yapmasaydım"dan ziyade "Keşke yapsaydım" diye yakınmaz mıyız? "Birinin sizi evcillestirmesine izin verirseniz gözyaşlarını da hesaba katmalısınız.". Aslında gül, Küçük Prens'i evcillestirmiyor; onu kendi kendine alıştırıyor. Insanlar, insanlarla neden arkadaşlık kurar? En yakın arkadaşlarımız/ dostlarımız neden en yakınlarımız olmuslardir? Etrafımızdaki binlerce insan arasından neden birkaçı bizim için değerlidir?O bizim için tektir biz de onun için. Insanlar alışır. Zorluklara da güzelliklere de, güzel insanlara da. Ancak her üçü de geçicidir. Zorlukların geçici olduğunu bilmek huzur verirken
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2017 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2017 13:00
Momoyu okurken onu küçük kız kardeşim varsaydım sanki. Karşısına oturup beni dinlemesini, büyülü dinleme şeklini üzerimde hissetmeyi çok istedim. Bir masal kitabı nasıl olur da günümüzün gerçekliğini yansıtabilir ki? diye soranlara cevabim Momo olurdu büyük ihtimalle.. Zamanı tasarruf edeyim derken başka şeylerden tasarruf ediyoruz aslında. Mesela çocuklarımızdan, ailemizden, dostlarımızdan, daha da önemlisi kendimizden..Okullar bir bakima bugünün Çocuk Depoları.. Sokaklarda dolaşmak ve oynamak yasak çünkü trafiği engelliyorlar. Oyunlar onlara bakıcılar tarafından öğretiliyor. Daha önce bir tiyatro enkazindan hayal gucleriyle gemi yaratıp maceradan maceraya yelken acan çocuklar, şimdilerde ölümcül can sıkıntısı hastalığına yakalanmış durumdalar. Ciddi ölçüde tatminsizlik var. Sevinmeyi, hayal kurmayı ve heyecanlanmayi unuttular.Insanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu aslında. Ne zaman bir acelemiz olsa koştur koştur acele etsek, zaman da aynı hızla pesimizden koşmuyor mu? Zaman yavaş aksın isteriz o vakitler. Diğer yandan, güzel hafif dalgalı bir deniz manzarası izlerken, kuşların cıvıltılarında kendimizi dinlerken, yani zamanı yüreğimizde yaşarken zaman genişler, keyfini süreriz, öyle değil mi? Iste zamanın bu garip kısalığı uzunluğu, tamamen o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.
Edebiyat
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma
10/10
·242 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2017 21:02
"Ben fahrenheit 451 i yazmadım, O beni yazdı" diyor Bradbury. Hatta Montag'a kitabi kendisi icin yazdığından dolayı ona teşekkür bile ediyor. Yeri geliyor insanların hayatı hızlı yaşayıp cimenlere, çiçeklere dikkat vermediklerinden yakınıyor yazar. Yeri geliyor "Devleti ve bizi(itfaiyecileri) kandirabilecegini düşünen herhangi bir kimse delidir." diyerek yapılan yanlışları dile getiren, farkli düşünen insanlarin çirkin sıfatlarla yaftalanmalarina dikkat çekiyor. Kitap, televizyonlar yeni yeni popülarite kazanmaya başladığı dönemde Amerika'da kaleme alınmış. Televizyonlar aileden biri gibi yansıtılıyor. Bir annenin "Çocukları on günün dokuzunda bir okula sepetledim. Ayda üç gun eve geldiklerinde onlara katlanıyorum; o kadar da kötü değil. Onları 'oturma odasi'na atarsin ve düğmeyi çevirirsin. Tıpkı çamaşır yıkamak gibi. Kirli çamaşırları doldur ve kapağı kapat." dediği görülüyor. Devlet, insanların mutlu olmasını amaçlıyor. Ona göre eğer insanlar tek tip düşünceye sahip olurlarsa, fikirler çatışmazsa insanlarin mutluluğu sağlanabilir. "Zenciler, küçük siyah sambo yu sevmiyorlar, yak gitsin. Beyazlar tom amcanin kulübesiyle ilgili iyi seyler hissetmezler, yak gitsin. Birisi çıkmış tütün ve akciğer kanseri hakkinda bir kitap yazmış. Sigaracilar ağlıyor mu? Yak kitabi. Sükunet, Montag. Huzur, Montag. Cenazeler üzücü ve paganca mi? Onlari da yok et. Bireyler üzerine anılarla tartismayalim. Unut onları. hepsini yak, her seyi yak. Ates parlaktır, ateş temizdir." diyor itfaiyeci Beatty. Insan erisebildigi imkanin kıymetini bilmiyor. Bizim kitaplara erisimimiz sınırsız. Her an heryerde özgürce istediğimiz kitabı okuyabiliyoruz. Buna rağmen kitap okuma oranlarimiz utanç verici. Araştırmalara göre insanlar Turkiye'de günde ortalama 1dk larını kitap okumaya ayırıyorlar. Insanlar
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
4/10
·218 syf.··
2017 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2017 00:46
GORUNMEZ ADAM Hikayenin konusu ve kurgusu ilgi çekici. Spoiler vermeden bikac yorum yapayim diye konudan cok bahsetmeden kendi fikirlerimi paylasmak isterim ama özetle, Bay Griffin'in birdenbire görünmez adama dönüşmesini ve halktan çektiği tepkiyi ve dışlanmasını anlatiyor kitap. O zamanın roman anlayışına göre yazılmış diyedir belki, olay akışı bazi yerlerde birbiriyle çakışıyor. Yani yazar bi taraftan yaşanan olaylarını anlatip bitiriyor daha sonra diger bolume geçip ayni sahnede olan biteni diger karakterlerin açısından anlatmaya başlıyor. Bazen olay anlatımında kendini gösteriyor bölümlerin başında yorumlar yapıyor. Her ne kadar ilk bilim kurgu romanı olarak anilsa da ilk'in vermis olduğu bazı aksaklıklar hissettim. Bununla birlikte genel olarak akiciydi, sürekli bir olay akışı var sıkılmadan okutuyor kendini. Okumayanlara tavsiye eder miyim? Etmem çünkü kanaatimce, okunmasa da bir şey kaybettirmeyen kitaplardan. Keyifli okumalar dilerim "Bir insanın arzu duyabileceği her şeyi elde edebiliyordum. Şüphesiz görünmezlik bunları elde etmemi sağlıyordu ama istediklerime eriştiğim zaman da onların zevkini çıkarmamı imkansız kılıyordu. Hırs...Sen orada görünmeyecek olduktan sonra, en yüksek mevkide olmanın ne önemi var ki?"
Edebiyat
Görünmez AdamH. G. Wells · İthaki Yayınları · 201910,6bin okunma
Puan vermedi·235 syf.··
Beğendi
·
2017 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2017 20:00
Beşinci Dağ Ilyas peygamber ve peygamberligi benimseme git-gelleri anlatılıyor kitapta. Yeri geliyor Tanri'yla savaşıyor yeri geliyor Tanri'ya yalvariyor el açıp gökyüzüne. Lakin hiçbir engel onu, O''na itaat etmekten geri koyamıyor. Her emrini -bazen sorgulasa da- eksiksiz baş üstüne alıyor ve layıkıyla yerine getiriyor. Aşık da oluyor Ilyas peygamber. Aşkının da hatırasını yaşatmak sözüne sadık kalarak yerle bir olmuş şehri kullerinden doğması amacıyla inisiyatif alıyor ve aşkının o sehre dönüştüğünü hissederek yeniden inşa ediyor. Peki hikayenin sonunda doğduğu topraklara geri dönebiliyor mu acaba Ilyas peygamber? Onu ülkesinden çıkmak zorunda bırakan prensese ne oluyor? Ya Aşkından ona miras kalan Alfabe? Spoiler vermeden bitireyim. Kitap ne de olsa bir kurgu ve verilmek istenen mesajlar kitaba başarılı bir üslupla yedirilmiş. Bana Ilyas peygamber hakkında ufak çaplı bir araştırma yaptıracak bir sonla bitti. Keyifli okumalar :))
Edebiyat
Beşinci DağPaulo Coelho · Can Yayınları · 20062,537 okunma