Kierkegaard , Ölümcül Hastalık Umutsuzluk kitabında; gündelik yaşam ve dünya telaşı içerisinde ruhu ile bağlantısını koparmış olan insanlara, felsefi, psikolojik ve teolojik bir metin sunmaktadır. Felsefi, psikolojik ve teolojik bir metin demek yerine bir çağrı demekte mümkündür.
Bu çağrı kimi nereye davet etmektedir? Kierkegaard insanı bir birey olarak derinlemesine inceleyen önemli bir düşünürdür. Birçok tanınmış şahsiyetlerden önce bir birey olarak insanı; beden ve ruh birleşimden ibaret bir benlik olarak incelemiştir. Kendisine filozof denildiği kadar psikolog da denilmelidir. Psikoloji ile ilgilenen herkesin kitaplarını okumasını tavsiye ederim.
Kierkegaard’a göre “umutsuzluk” evrensel ve ölümcül bir ruh hastalığıdır. İnsan ruhunun durumunu fark edemez. Çünkü insan gerçekten tam olarak ne olduğunun idrakinde olmayan olamayan bir varlıktır. Düşündüğümüz zaman beden, ruh ve beden ile ruhun birlik halinden meydana gelen insan; sonsuz ve sonluyu benliğinde barındırır. Sonsuzluk kavramı insanın bildiği veya tam anlamıyla idrak edemediği bir kavram olduğu için; insan ruhuyla bağlantıyı hakkıyla yapamaz bu durumda da “umutsuzluk” ortaya çıkar. Umutsuzluk Ölümcül Hastalık’tır. Bedeni değil ruhu öldüren bir hastalık.
Kierkegaard bu kitabında umutsuzluk konusu derinlemesine incelenmiş, umutsuzluğu sınıflandırmış, umutsuzluktan kurtuluş için insanlara bir çağrıda bulunmuştur. Umutsuzluk ve kaygı Kierkegaard’un felsefesinde önemli bir yeri kapsamaktadır. Felsefesi bu kavramlar üzerinde temellendirilmiştir. Bu kitabı okumadan önce Kaygı Kavramı kitabının okunması hem bu kitabı anlamayı kolaylaştıracak hem de Kierkegaard’un felsefesinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
İnsanın ruhuyla ilişki kurabilmesi Tanrı’ya teslimiyeti ile mümkündür. Aksi halde insan ruhuyla