#okudumbitti
Kitap yorumumdan önce sizlere yazardan biraz bahsetmek istiyorum. Irene Nemirovsky Ukrayna’da Yahudi Köklenli bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. İlk romanı 23 yaşında yazdığı şu an yorumladığım kitap “Yanılgı”dır. Kitaplarında iki dünya savaşı arası döneminde derin sosyal değişimleri ve bunların insan ilişkilerindeki yansımalarını kaleme almıştır. Fransada yaşadığı dönemde hükümet tarafından nazilere teslim edildi ve toplama kampında tifüsten öldü. Eşi de kendisinden birkaç ay sonra öldürüldü. Bu tarihlerden sonra Nemirovsky ve eserleri unutuldu. Ta ki yazarın hayatta kalan kızları annelerinden geriye kalan valizi açıp da içinden annelerinin yayımlanmamış el yazmalarını bulana kadar. Daha sonra Yazarın kendisi hayatta olmamasına rağmen yazıları en çok satanlar listesine girmeye başladı.
Kitap yorumuma gelecek olursam da; Yazar ilk kez yazdığı bu eserden başarılı bir yazar olacağının sinyallerini vermiştir. Kitapta hırs, aşk ve pişmanlıklar konu alır. Yazarın erkek ve kadın ilişkilerine dair gözlemlerinin iyi olduğunu görüyoruz. Savaştan ötürü huzur arayan bir erkek, evli olup mutluluk ve sevgi arayan kadın arasında gerçekleşen bir aşk hikayesi. Kitabın isminden de anlaşıldığı üzere yanılgıdan ibaret. Yazar psikolojik analizleri okuyucuya başarılı bir şekilde aktarmış şahsen ben okurken bir olay dinliyormuşum gibi hissettim. Dili akıcı ve sadeydi bir günde bitirebilecek çerez kitaplardan. Puanım7/10