Nuh aleyhisselâm, kamıştan bir kulübe edinmişti.
"Keşke bundan daha sağlam bir ev yapsaydın?" denilince:
"Ölecek bir kimse için bu bile çok!" demiştir.
[Nûh (a.s.), Ankebût Suresi 14. ayete göre yaklaşık 1000 yıl yaşamıştır.]
Biz ise 100 seneyi bulmayan fânî ömrümüz için dünyaya fazla bağlanmadık mı?”
Kişinin midesinde hastalık olduğu zaman yeme ve içmeye karşı isteksiz olup bunları canı istemez. Halbuki yemek yaşaması için zorunludur. Bu bakımdan Allah'tan başka herhangi bir şeyin sevgisine yönelen her kalp, o şeye yöneldiği oranda hastadır.
Türklerden, Hazerlerden ve daha başkalarından gelen ve Arap olmayan bütün krallar, Yafes'in çocuklarındandırlar.
Yafes'in çocuklarından olan Türklerden kimi şehir ve kale halkı idi, kimisi de dağlarda, kırlarda göçebe olarak keçe çadırlar altında yaşarlar, avcılıktan başka iş yapmazlardı.
"Gördün mü o hevâ (ve heves)ini ilah edinen kimseyi? Şimdi onun üzerine (Habîbim) sen mi bekçi olacaksın? Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar."