"Muhakkak ki dünya bozuldu. Onun iyiliği gitti. Öyle ki ancak kabın süzüntüsü gibi kaldı. Hakkın terkedildiğini batılın yasaklanmadığnı müşahade etmiyor musunuz? Mü'min bir kimse Allah'ın mülakatına rağbet göstersin. Ben ölümü saadet olarak zalimlerle beraber yaşamayı da cürüm olarak görüyorum."
Ey insanlar! Muhakkak ki günahlar nimetleri bozar. Nasibi değiştirir. Bu bakımdan halk iyilik yaptığında idarecileri de onlara iyilik yapar. Halk fisk ve ücura daldığında idarecileri de isyan ederler. Nitekim Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur:
"İşte kazandıkları (günahlar)dan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmını peşine böyle takarız."(En'am, 120)
İlâhî huzurda bulunma şuuru kazandırma, tefekkür etme, korku zamanında teselli, rahatlık zamanında lezzet teşkil etme, rûhâniyete destek verme, kalp huzuru getirme, îmânı koruma, ilâhî ünsiyetin artması gibi feyz ve bereketlerle dolu dur.