Burak

Aslında özellikle dil konusunda gerçeği daha önce de tarihte biri görmüştü: "İşe önce dili düzeltmekle başlarım çünkü dil bozulursa kelimeler düşünceleri anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılmaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir." Konfüçyus bu sözü, "eğer güç sizde olsaydı bir ülkede ilk neyi düzeltirdiniz?" sorusu üzerine söylemiş. Yani tersini yaparsanız, bu ülkenin dilini bozarsanız, kendi diliniz yerine başka bir ülkenin dilini çocuklarınıza öğretirseniz, özellikle de eğitimde bunu yaparsanız ki ülkemizde olan tam olarak budur, o ülke kimliğini, bilincini, özgüvenini, bilimsel düşünceyi, düş gücünü ve birlikte bir ulus olmanın heyecanını yitirir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Günümüzde artık yabancıların dilini ve onların bizim için seçtikleri tarihi ya da tarih yalanlarını öğretiyoruz çocuklarımıza.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Ankara: Bir bozkır güzellemesi. Devrimin kalesi. Mahir Ünsal Eriş'in dediği gibi, "Onda neyin sevileceğini bir onu sevenler görür."
Sayfa 17·Kitabı okudu
Bir topluluğun fotograf çekildikten sonra dağıldığı an.