Halıya bak. Tertemiz. Sadece elektrik süpürgesinin izleri var. Hiçbir ayak izi yok. Hiç kimse üzerinde yürümemiş. Yalnızlık. Hiçbir ayak izi yok. Senden başka hiç kimse yok. Yalnız başınasın. Kimse yok.
İşte duvardaki ölü resimler,
yerdeki bu boz halı, başucumda yatağımın
opalin bir lamba ve siyah deri kaplı derin
defterler: Dokunuyorum ve dile geliyor
yıldan yıla bu odaya sinen saf korku:
Biraz daha arınmış ışık gerek bana,
biraz daha koyu bir mürekkep,
biraz daha felç sağ elim ve parmakları için,
biraz daha zaman ve bu zamandan geçmek:
Birkaç soluk boyu belki, belki birkaç çağ için
biraz daha cüret ve korku,
Tılsım ve Trajedi gerek.