Meltem

Meltem
@Mosozoho
1924’te Lenin’in ölmesinden sonra Stalin’in Sovyet Rusya’nın başına geçmesi ve daha başka sebeplerle 1926’dan sonra Sovyet Azerbaycanı’nda kontrolü elinde bulunduran Rus ve Ermeni Bolşevikleri, Moskova’nın emriyle sadece Azerbaycan’ı Türkiye’den uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapmakla kalmadılar, aynı zamanda Kafkasya’yı Türklerden temizlemek için kitlesel baskılara, sürgünlere başladılar. Ermenistan ve Gürcistan cumhuriyetleri içindeki Türkler sürgün edilerek bu cumhuriyetlerde etnik temizlik yapıldı (II. Dünya Savaşı’ndan sonra Ahıska Türkleri de bu bağlamda sürgün edildi). Bununla da yetinilmedi Azerbaycan’a ait birçok arazi, Ermenistan’a terk edildi. 1920’li yıllarda başlayan aydınları ortadan kaldırma hareketi 1937’ye doğru kitlesel bir kırgın hâlini aldı. On binlerce Azerbaycan aydını “rejim düşmanı” ithamı ve bahanesiyle ortadan kaldırıldı veya Sibirya’ya sürgün edildi. İşte bu hadiseler sırasında Azerbaycan’da tarih görüşü, “milliyet anlayışı” Sovyetler tarafından bilinçli olarak değiştirildi. Kafkasya, İran bölgelerinde tarihin epeyce eski dönemlerinden beri yaşayan Türklerin, “aslen İran'lı bir halk olduğu ve Selçukluların bölgeye gelmelerinden sonra zorla Türkleştirildikleri,aslen Türk olmadıkları sadece ‘Türk dilli bir halk’ oldukları” gibi hiçbir tarihî esasa dayanmayan bir tez ileri sürüldü ve zorla kabul ettirildi. Böylece Sovyet döneminde Türk kimliği yasaklandı; halkın adı “Azerbaycanlı”, dilin adı da “Azerbaycanca” veya “Azerbaycan Dili” olarak tanımlandı. Bu uyduruk tezi güya ispat etmek için tarihî bulgular vesikalar tahrif edilerek ciltler dolusu eserler yazıldı.
Azərbaycan
Reklam
9/10
·685 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 16:49
1800'lü yılların başı İngiltere'si..gözünüzde canlandırın. O dönem kitaplarında ve filmlerinde gördüğümüz okuduğumuz her şey bu kitapta da oluyor. Tam bir Viktorya dönemi eseri. Ama... bu kitabı diğerlerinden ayıran şey yazarı :) Yazar kitap boyunca her sayfada bizimle beraber. Karakterleri eleştiriyor, onlara merhamet ediyor, peşlerine düşüyor, merak ediyor.Satırlar içinde yaşıyor adeta.Bizi de kolumuzdan tutup içine içine çekiyor.Arada onları sokakta gören biri bile oluyor hatta. Yazarken neden bu şekilde yazdığını açıkladığı da oluyor bi çok yerde. Başkası olsa böyle böyle yazardı ama ben böyle yazıyorum diye de açıklamalar yapıyor. :) Bir edebi eserde tüm bunları görmek ister miydiniz bilmiyorum. Ben aslında yazarların yersiz müdahalelerini sevmem. Çok mesaj içerikli oluyor çoğu zaman bu dokunuşlar. Ama bu kitapta farklı. O kadar samimi ki. Yanı başımda oturup anlatmış da ben dinlemişim gibi hissettim. Kitabın konusuna gelirsek yatılı okuldan mezun olup hayata karışan iki genç kızın yaşamını anlatıyor.Kızlardan biri zengin bir ailenin kızı, diğerinin hem kimsesi yok hem de babası ressammış diye küçümseniyor. Başta da dediğim gibi bu dönem romanlarında olan her şey bu kitapta da var. Bu iki kadından biri aşırı hırslı ve her tür hile var kendisinde. Diğeri mülayim sevgi dolu bir kadın. Yıllar boyu hem onların hem çevresindekilerin yaşantısı anlatılmış. Tek bir kişi etrafında dönmüyor yani kurgu.İkisine de hem üzülüp hem de çok kızdığım yerler oldu.
Gurur DünyasıWilliam Makepeace Thackeray · İmge Kitabevi Yayınları · 2006135 okunma

Meltem

, bir kitap okudu
9/10
·685 syf.··
Beğendi
·
7 günde okudu
·
2025 45. kitabı
William Makepeace Thackeray
8.6/10 · 135 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 21:06
Ahmet Rasim'in çocukluk anılarını attığı kısa ama çok keyifli bir kitap. İlk mektep heyecanı sonrasında bir kaç okul değiştirmek zorunda kalması ve en nihayetinde Darüşşafaka yılları. Okullardaki dayak meselesine özellikle eğilmiş. Kitabın isminden de anlaşılacağı üzere. Ev hayatına da ucundan değinmiş. Annesi, dadısı, süt ninesi derken cümbüş gibi bir ev ortamı :) mutlaka okunmalı.
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,403 okunma
Ev gibi asayiş ve refahı yerinde bir muhitten tanrının sabahı çıkarak mektep gibi tehlikeli, gürültülü bir muhite girip orada akşamı getirmek herhalde tehlikeli bir macera ara­makla eşdeğerdi.