1924’te Lenin’in ölmesinden sonra Stalin’in Sovyet Rusya’nın başına
geçmesi ve daha başka sebeplerle 1926’dan sonra Sovyet Azerbaycanı’nda kontrolü elinde bulunduran Rus ve Ermeni Bolşevikleri, Moskova’nın emriyle sadece Azerbaycan’ı Türkiye’den uzaklaştırmak için ellerinden geleni yapmakla kalmadılar, aynı zamanda Kafkasya’yı Türklerden temizlemek için kitlesel baskılara, sürgünlere başladılar. Ermenistan ve Gürcistan cumhuriyetleri içindeki Türkler sürgün edilerek bu cumhuriyetlerde etnik temizlik yapıldı (II. Dünya Savaşı’ndan sonra Ahıska Türkleri de bu bağlamda sürgün edildi). Bununla da yetinilmedi Azerbaycan’a ait birçok arazi, Ermenistan’a terk edildi. 1920’li yıllarda başlayan aydınları ortadan kaldırma hareketi 1937’ye doğru kitlesel bir kırgın hâlini aldı. On binlerce Azerbaycan aydını “rejim düşmanı” ithamı ve bahanesiyle ortadan kaldırıldı veya Sibirya’ya sürgün edildi. İşte bu hadiseler sırasında Azerbaycan’da tarih görüşü, “milliyet anlayışı” Sovyetler tarafından bilinçli olarak değiştirildi. Kafkasya, İran bölgelerinde tarihin epeyce eski dönemlerinden beri yaşayan Türklerin, “aslen İran'lı bir halk olduğu ve Selçukluların bölgeye gelmelerinden sonra zorla Türkleştirildikleri,aslen Türk olmadıkları sadece ‘Türk dilli bir halk’ oldukları” gibi hiçbir tarihî esasa dayanmayan bir tez ileri sürüldü ve zorla kabul ettirildi. Böylece Sovyet döneminde Türk kimliği yasaklandı; halkın adı “Azerbaycanlı”, dilin adı da “Azerbaycanca” veya “Azerbaycan Dili”
olarak tanımlandı. Bu uyduruk tezi güya ispat etmek için tarihî bulgular vesikalar tahrif
edilerek ciltler dolusu eserler yazıldı.
Doğu'nun ve Türk- İslam dünyasının ilk Cumhuriyet rejimiyle kurulan kısa ömürlü devleti 28 Mayıs 1918-1920 tarihleri arasında var olmuş Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti.
Bağımsızlık günün kutlu olsun, Azerbaycanım!
Türk balası! Sen istiklal için yaratıldın!
Mehmet Emin Resulzade