"Yıldızlardan daha güzel bir şey var mı?" Çok gezmiş görmüş olan Leo aynı fikirde değildi, kızıla çalan bıyıklarıyla oynarken biraz küçümseyen bir tavırla, "Sen hiç deniz gördün mü Camura?" diye sordu.
"Hayır, h,ç görmedim."
"Öyleyse nasıl böyle konuşabiliyorsun? Deniz... Eşi benzer, yoktur onun. Tanrı dünyayı elleriyle yaratmış. Deniziyse sevgisiyle."
... Gerçek şu ki, fotoğrafçılık gelene kadar biz pek yol almadık. Sonra yirminci yüzyılın başlarında sinema doğdu. Radyo, televizyon. Artık kitleleri olmaya başladı. ... Kitleleri olunca basitleşmeye başladılar.
Tek ihtiyacımız olan, Zebur'da söylendiği gibidir:
Adaletin yerinde küfür vardı, doğruluğun yerinde daha da fazla küfür vardı. Ama Tanrı hepsini yargılayacak, adil olanı da küfredeni de, Tanrı her ikisini de yargılayacak; çünkü her amaç gerçekleşmek içim vakit ister.
"İnsanları sevmeyi sevmiyorum. Sevince de ölmelerinden korkuyorum."
"Sevdiklerinden ölen oldu mu?"
"Çok yok. Tek bir kişi var, bana hayatın sevgisiz hiçbir ablamı olmadığını öğreten oydu."