ÖZNUR AKILLI

ÖZNUR AKILLI
Merhaba, ben Öznur Akıllı. Ama sadece soyadım böyle.
Erciyes Üniversitesi/ Radyo , Tv ve Sinema
İstanbul
28 Nisan
32 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Hazır olun!
Puan vermedi·247 syf.··
2023 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2023 22:51
Distopya türünün en iyi örneklerinden biridir Fahrenheit 451. 1953 yılında basılan bu kitap, şu dönemimizin ilerisinde olacakları "olmuş gibi" anlatıyor diyebilirim. Yazardaki bu öngörülülük beni etkileyen baş faktörlerden biriydi. Morgan, bir itfaiyecidir. Üniformasında 451 yazar. Fahrenheit 451 ise, bir kitabın yanıp tutuşma ısısıdır. Morgan'ın görevi söndürmek değil, yakmak. Kitapları yakmak... Ülkede hiçbir kitap kalmamacasına yakmak. Düşünün bir, kaldığınız yerde o sayfasını kıvırmaya kıyamadığın kitaplarınız yanıyor, yakıyorlar. Okumanız yasak! Evde tutmanız yasak! Görsel algı operasyonuna maruz kaldığımız şeyleri tek tek sorgulamaya, "Gerçek olan hangisi?" diye sorgulamaya, Okumayı, hatta belki konuşmayı bile unutabilme ihtimalinizin olduğunu düşünmeye, İletişim kurmanın bile yasaklanma ihtimali olduğunu düşünmeye, En son ne zanan düşünüp sorguladığızı da, sorgulamaya bu kitabı bitirdikten sonra hazır olun!
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2017108,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dan Brown
Puan vermedi·495 syf.··
2023 2. kitabı
Merhabalar, Aksiyonu, gerilimi kendi hayal dünyanızdaki sinemadan izlemek istiyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz. Bilimdeki, sanattaki, dindeki ve tarihteki bazı ince nüansların derin hikayelerini bilmek istiyorsanız yine bu kitabı öneririm. Da Vinci Şifresi
Edebiyat
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
10/10
·304 syf.··
2021 38. kitabı
Momo, ismi de kendi gibi sıcak bir masal romanı... Öncelikle büyüklerin okuması gereken bir masal bu. Büyük bir kentin harabesinde yaşayan, dostlarından başka kimsesi ve hiçbir şeyi olmayan, çok iyi dinleme özelliği olan küçük kız Momo. Küçük ama bir sürü büyük işleri olacak bu kızın. Zaman algısının insanlar üzerinde değişimini baz alan bu kitapta kenti, Duman Adamlar basar. Hayaletimsi bu yaratıklar, insanların zamanını çalar. Nasıl mı? Duman Adam gelir ve Zaman Şirketinden geldiğini söyler. İnce hesaplar yapar, insanın aklını karıştırır. Mesela Berber Fusi'nin yaşlı annesine bakması bile zaman kaybıdır ve Fusi annesini bakımevine verir. Duman Adamlar, sürü halinde şehri çepeçevre sarar. Koskoca kent değişmeye başlar. İnsanlar koşturma halindedir, kimse bir şey düşünmez ve sorgulamaz. Derken Momo'ya görünür Duman Adam. Momo, Hora (Latince anlamı saat) Usta ve kaplumbağası neler yapacak? Okudukça düşünüp sorgulayacağınız bu kitap için şimdiden iyi okumalar... Bu arada, Momo'ya, Hora Usta ve kaplumbağasına; Momo'nun dostları Turist rehberi Gigi'ye, Çöpçü Beppa'ya ve diğerlerine selam olsun. Kitap hakkında düşüncelerim : Ben mesela yakın geçmişten çok uzak geçmişi daha iyi hatırlar oldum. Sanki son 5 senedir, 1 sene gibi. Sahi geçen sene ne zamandı? Geçen gün gibi. Gün artık 24 saat değil mi ki? Neden aceleciyiz, neden hep tüketiciyiz? Mesela ulaşım bu kadar kolaylaşmışken en son "ziyaretimiz"i ne zaman gerçekleştirdik. Herşey kolaylaşırken neden gerçek iletişimimiz zorlaştı? İnsan'ı makineden ayıran özellik nedir? Ben şimdi astım havaya sorularımı. Sevgiler.
1000Kitap
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma
4/10
·352 syf.··
2021 37. kitabı
Gülseren Budayıcıoğlu, psikiyatr mesleğinde hayatında iz yapmış bir hastasının hikayesini anlatır Camdaki Kız’da. Camdaki kız, çürük elma sepetindeki sağlam elmanın nasıl “çürük” damgası yeyip zamanla da o elmanın nasıl çürüdüğünü anlatır. Nalan, ensest bir tecavüzün meyvesidir ve bu kitapta hayatın Nalan’a ördüğü kader motifleri vardır. Bir dayının yeğenine tecavüzü sonrası dünyaya gelen Nalan, annesi onu doğururken ölür. Anneanne geç fark edilen hamilelik, doğumu sırası gelen ölüm, yaşanılan utanç derken çocuğu unuturlar hatta istemezler de. Nalan günlerce hastanede kalır. Alan olmaz. Doktorlar “Gelin alın.“der. Nalan’a bakması için dadı tutarlar. Bu kısım beni çok etkilemişti. Günah keçisi belirlenen masum bir bebek… Sevgi yok, hiçbir şeyden haberi yok, muhtaç ama yalnız. Nalan maddi olarak her imkana sahip büyür. Özel eğitimler, özel okullar. Ama bir şey eksiktir, sevgi. İnsandır ama bunu, ona kimse söylemez. O da sorgulamaz. Böyle bir hakkı da yoktur zaten. Kurallar içersinde robot gibi yaşayan Nalan için hayat, camdan gördüğü kadardır. Ailenin tek amacı Nalan’ı büyütüp yetiştirip baş göz etmektir. Öyle de olur. Yine Nalan’ın fikri sorulmaz, verilir birine. Nalan’ı o evlilikte neler beklemiş, Nalan nasıl bir eş olmuş, eşi nasıl bir adamdır kısacası hayatı hayat nasıl bir kader motifi örmüş öğreniyorsunuz ilerleyen sayfalarda. Nalan’ın bir de insan olduğunu hatırlatan sonra da onu insanlıktan çıkartıp çıldırtan hatta bu yüzden Budayıcıoğlu ile tanışmasına vesilen biri vardır. Hayri… İyi okumalar dilerim. Kitap hakkında düşüncelerim: -Kitap bir günde yazılmış ve bitirilmiş gibi. Ne anlattığı kadar nasıl anlatıldığına da önem veren biri olarak özgünlüğe ya da biraz daha betimlemelere ihtiyaç duyduğumdan yetersiz geldi. -Karakter hikayesini anlatırken yazar, arada
1000Kitap
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,2bin okunma