Oğuzhan ÖZBEY

Oğuzhan ÖZBEY
@MrGodot
Mühendis
Lisans
İstanbul
12 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Bartleby’nin Varlığı Sorunsalı
10/10
·54 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Bir öykü uzunluğundaki esere neler sığdırılabilir? Bunu anlamak için Herman Melville’in ölümsüz eseri Katip Bartleby’e bakmak gerek. Wall Street’de bir ofiste, hakkı olanı almak, yani tüm o dayatmaya, yaşamın iliklerine kadar sinmiş ritüellere ve itaat duygusuna baş kaldırarak ve yapmamayı tercih ederek varolan bir adamın hikayesi Katip Bartleby. Hayatın bu olanca kurallarına neden boyun eğeriz, eğmediğimiz de ise nasıl kapı dışarı ediliriz, bunu çok güzel anlatır kitap. Farklı olmak, kendini var etmek ne tür bir bedel gerektirir ve gözü dönmüş toplum nasıl fabrikasyon bir endüstri ürünü gibi bizi de standardize etmeye ve en nihayetinde tüketmeye çalışır? Bunu anlamak için milyonlarca sayfa okumaya gerek yok, Bartleby’e göz atmak fazlasıyla yeterli.
Edebiyat
Katip BartlebyHerman Melville · Turkuvaz Kitap · 202015,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Prag’da Olanlar
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Prag komünizmin işgali altında ezilirken, Thomas ve Tereza varolmanın ağırlığını, Sabina ve Franz ise hafifliğini yaşarlar. Tüm kitap boyunca Thomas şefkatle sevdiği Tereza ile birlikte hayatın içerisinde savrulur giderken, diğer taraftan da Sabina’nın ikilemlemlerine, çelişkilerine aidiyet ve bağlanma sorunlarına ve bir birey olarak kendini var etme çabasına tanık oluruz. Kundera, madalyonun yani varolmanın iki yüzünü bize gösterirken, komünizmin işgal ettiği toprakların kendi dokusunu nasıl kaybettiğini, adı Puşkin sokağı ya da Tolstoy caddesine dönüşen sokak ve caddelerle anlatır. Kitap bittiğinde kitabın yükünün yarattığı ağırlık kalkar üzerinizden, kendinizi anlamın hafifliğine bırakırsınız.
Edebiyat
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · Can Yayınları · 202413,2bin okunma
Selim’in Günlüğü
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Sanılanın aksine Selim bir kaybeden değildir. Kaybetmeyi seçmez. Tutunmaya çalışır; kitaplara, Günseli’ye Turgut’a ve genel olarak hayata tutunmaya çalışır ama Selim ne aşk oyunlarında, ne gündelik sohbetlerde ne de Turgut gibi küçük burjuva hayatını yaşamakta başarılı olur. Bıraktığı günlüğü, konuşmaya ama sahiden konuşmaya ne kadar muhtaç olduğunu o kadar iyi gösterir ki… Kırılgandır. Tıpkı Oğuz Atay’ın disconnectus erectus’u tanımlarken söylediği gibi. Güneşte gözünü kısar, sırtına havlu gerekir hasta olmasın diye. Kamburu çabuk çıkar… Yaşamak, yaşam karşısında her şeye rağmen tutunamamak öldürür Selim’i.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Sartre’ın kelimeleri
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
“Seçkin bir psikanalistin dediği gibi” der Sartre, “ben de üst benlik yoktur.” Babasını çok küçük yaşta kaybettiğinden, ailenin ilgi odağı, şımarık ve özgür çocuğu olarak büyür. Dedesinin kitapları arasında büyür, okumayı yazmayı keşfeder. Liseye iyi puanla girer. Babasını erken yaşta kaybetmesi kendisine tamamlanmamış bir Oidipus Kompleksi bağışlar. Annesine düşkünlüğü zamanla kadınlara düşkünlüğüne dönüşür. Beauvoir, Dolares, Arlette, Olga ve dahası. Hayatında hep kadınlar ve yazmak olur. Roman, tiyatro oyunları, felsefik eserler… Yazmak, Sartre için varolmaktır. Satre’ın hayatını iyi anlamak için Sözcükler’e ek olarak, Annie Cohen Solal’ın Jean Paul Sartre biyografisini ve Claudine Monteil’in Özgürlük Aşıkları kitabının da okunmasını tavsiye ederim.
Edebiyat
SözcüklerJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20201,858 okunma
Ararken Kaybolmak
9/10
·520 syf.··
2021 5. kitabı
Hepimiz birer Martin Eden’ız aslında. Ait olmadığımız bir sınıfa sızmak, bizden büyük olduğunu düşündüğümüz o büyük hayale, metaya, eşyaya ya da o derin sandığımız, büyük bildiğimiz o şeye sahip olmak için çabalarız. Elde etmek için koşar, çabalar dururuz. Ancak elde ettiğimiz şeyin, aslında aradığımız şey olmadığını fark ettiğimizde, tıpkı Ruth’un dev aynasındaki görüntüsünün yıkılışı gibi, hayallerimiz yıkılır. Martin’in kendini sulara bırakışı, aslında bir kandırılmanın, insanın kendi kendisini aldatmasının acı bir bedelidir.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma