Kitabı gün içerisindeki boş vaktim de okuyup bitirmek için tercih etmiştim, sayfa sayısı az olduğu için. İlk okumaya başlamam da üçüncü sayfada bıraktım, çünkü yoğun bir kitap gibi geldi ve daha sakin ve sessiz bir ortam ihtiyacı duydum.
Arada bir saat geçtikten sonra tekrar okumaya başladım. (Bu arada kitabı T. C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI'nın E-Kitabım uygulaması ile telefonumdan okudum.) Ve gerçeklerle yüzleştim. Kitabı bitirdiğimde bir kaç dakika durup Bartleby gibi pencereden dışarı baktım. Bu kitap ne anlattı bana şimdi? Hayatıma ne kattı? Acaba ben bu kitabı anlamayı tercih ettim mi?
Bazı kitaplar vardır 500-600 sayfa okursun ve sonrasında kitabı 3-5 cümle ile anlatabilirsin. Bazı kitaplar da vardır ki 40-50 sayfa okursun ama kendi cümlelerinle anlatmaya çalışsan bir ömür boyu bitiremezsin. Bu kitap tam olarak da böyle işte.
Kitaba ön yargısız bir şekilde hemen başlayın ve okuyun. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Ama siz okumayı tercih eder misiniz?
İncelemeyi fazla uzatmayı tercih etmiyorum yukarıdaki nedenden ötürü. Merak eden direk kitabı okusun...
Herman Melville nin bize kazandırdığı muazzam karakter. Sıradışı yapısı yaşam biçimiyle ilgi çektiği kadar endişe verici Kâtip Bartleby. Hikayenin sonunda aslında karakterimizi oluşturan çevre faktörünün ne kadar etkili olduğunu gösteriyor .Eski mektuplar dairesindeki memur sahibine asla ulaşmayacak mektupların içerisinde o mektuplardan biri olarak yaşama devam edip o şekilde aramızdan ayrılıyor.
Çünkü Kâtip Bartleby “böyle olmayı tercih ediyor.”
Katip BartlebyHerman Melville · Turkuvaz Kitap · 202015,5bin okunma
50-55 sayfalık günün yorgunluğunu atacağınız bir kitap. Başlangıcı sakin olsa da kitabın son sayfaları kitabı anlamlandırıyor. Yaptığı mesleğin insan ruhuna etkisini 50 sayfaya sığdırmış yazar bu kitapta. Bence okunması gerekenler listesinin başında olmalı
Bugüne kadar ki en kısa incelemem olacak.Hatta ilk ve son olacak.
Katip Bartleby'e yakışır bir şekilde ifade edeceğim. :)
"İnceleme yapmamayı tercih ediyorum."
Katip BartlebyHerman Melville · Turkuvaz Kitap · 202015,5bin okunma
Bartleby, Wall Streetteki bir hukuk bürosunda çalışıyor ama verilen görevleri yapmamayı tercih ederek, patronuna, kendisini kovmak dışında bir seçenek de bırakmıyor. Tabii bu o kadar olmayacak, çünkü Bartleby kovulmamayı da tercih edebilir. Kâtip Bartleby’de Herman Melvikke, edebiyata unutulmaz bir kahraman armağan etmiş…
Her insanın hayatı boyunca en az bir defa denk geldiği nev-i şahsına münhasır karakterler vardır. İşte ünlü Mobidik'in yazarı Herman Melville de bu kitapta böyle birini bize tanıtıyor. Tek nefeste okunacak bir eser siz yine de "Yapmamayı tercih ederim." diyebilirsiniz. :) Herman MelvilleKatip Bartleby
Bir öykü uzunluğundaki esere neler sığdırılabilir? Bunu anlamak için Herman Melville’in ölümsüz eseri Katip Bartleby’e bakmak gerek. Wall Street’de bir ofiste, hakkı olanı almak, yani tüm o dayatmaya, yaşamın iliklerine kadar sinmiş ritüellere ve itaat duygusuna baş kaldırarak ve yapmamayı tercih ederek varolan bir adamın hikayesi Katip Bartleby. Hayatın bu olanca kurallarına neden boyun eğeriz, eğmediğimiz de ise nasıl kapı dışarı ediliriz, bunu çok güzel anlatır kitap. Farklı olmak, kendini var etmek ne tür bir bedel gerektirir ve gözü dönmüş toplum nasıl fabrikasyon bir endüstri ürünü gibi bizi de standardize etmeye ve en nihayetinde tüketmeye çalışır? Bunu anlamak için milyonlarca sayfa okumaya gerek yok, Bartleby’e göz atmak fazlasıyla yeterli.
Ne okudum ben dediğim bir kitaptı. Beğendim açıkcası ama değişik yani. Çok düşünülüp çok şey farkedilebilir belki. Kitapta pasif bir direniş var. Bunun alt nedeni ise eski gönderilememiş mektuplardan kaynaklı imiş. Bunu da kitap sonunda öğreniyoruz. Pasif direşin acı hikayesi de denilebilir.
Sinir bozucu bir şekilde her şey havada bitiyor gibi ama öyle değil. Yazar Okuyucuyu sürekli olayın içine çekmeye çalışıyor. Kitabın sonunda yazar bir ipucu veriyor ve gerisini okuyucuya bırakıyor. Aslında olay şu: Bartleby i sahibine ulaşmamış bir mektup olarak düşünürsek ve kendisi de zaten bu tür mektupları yakmakla görevli bir memur olarak yıllarca postanede çalışmış. Kendisinin bir gün o mektupların yakıldığı gibi öleceğini biliyordu. Bu yüzden pasif bir direniş olarak her şeyi yapmamaya tercih ediyordu. Yemiyor içmiyordu. Ve kimseye ne bir minnet ne bir nefret duymuyordu. Sadece sahipsiz zarfların içinde ne olduğunun(para,yüzük,arkadaşlık) bir önemi olmadığı gibi yakılacağı günü bekliyordu bu yüzden de kimseyle konuşmuyordu. Çünkü o artık sahibine ulaşmamış bir mektuptur. Ulaşsa da bir şeyi değiştirecek zaman tükenmişti. Sadece ölemeyi bekleyecek sabit bir mekan istiyordu. Bu onun için bir işyeri, bir apartman binası veya bir hapishane olabilirdi. Elbette bu anlamsız bir ölüm değildi. Onun ölümü bize bu hayatta yapmamayı tercih etme, veya gitmeyi gelmeyi tercih etmeme gibi bir hakkımızın olduğunu hatırlatıyor. Ucunda ölüm bile olsa.
Katip BartlebyHerman Melville · Turkuvaz Kitap · 202015,5bin okunma
Herman Melville, Amerikalı yazardır.
Bir Amerikan edebiyat klasiği kabul edilen Moby Dick adlı ünlü romanın yazarıdır. Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalmış; 1920'li yıllarda yeniden keşfedilip büyük bir yazar olarak kabul edilmiştir.
Yaşamı
1819'da New York'ta dünyaya geldi. Sekiz çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğudur. 1830'da iflas eden babası, iki yıl sonra hayatını kaybedince Herman Melville, çocuk yaşta çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Bir yandan okuyup bir yandan çeşitli işlerde çalışarak geçen beş yıl boyunca tarih ve antropoloji kadar Shakespeare'in eserlerini okuyarak kendini geliştirdi.
On sekiz yaşında Liverpool'e giden bir gemide tayfa olarak iş buldu; aynı gemi ile tekrar New York'a döndü. Bu deneyim, ona ileride yazacağı romanlar için malzeme sağlayan seyahatlerden ilkidir.
Bir kaç yıl New York'ta özel ders vererek hayatını kazanmaya çalışan Melville, 1841'de Acushnet adlı bir balina gemisine denizci olarak kabul edildi ve Pasifik'te yeni bir seyahate başladı. On sekiz aylık bir yolculuğun sonunda gemidekilerin kötü tavrından yıldığı için bir arkadaşı ile birlikte Markiz Adaları'nda gemiden kaçtı. Yamyam olarak bilinen Typee yerlilerinin arasında bir ay kadar yaşadı. Adaya gelen bir Avustralya gemisi ile yeniden denizciliğe döndü ancak gemide çıkan isyana katılmakla suçlandığı için Tahiti civarında bir yerel hapishanede birkaç gün tutuklu kaldı. 1843 yazını Tahiti'de yerliler arasında geçirdi. İleride yazacağı Moby Dick adlı romanın düşünsel altyapısı bu sırada oluştu. Bir başka balina gemisi ile Hawaii'ye kadar gitti.
Otuzlu yaşlarında Boston'a döndükten sonra artık deniz seferlerine bir son vermişti; ailesinin teşviki ile kitaplarını yazmaya başladı. 'Tippee' ve 'Omoo' adlarını taşıyan ilk iki kitabı 1846'da yayınlandı. Bu kitapları, yerliler arasında geçen günlerine aitti. 1850 yılında yayınlanan 'White Jacket'ta ise bahriye erlerinin zorlu hayatını anlattı. İlk kitapları onu bir anda hem İngiltere hem Birleşik Devletler'de çok ünlü bir yazar haline getirdi. Bu dönemde eski bir aile dostunun kızı olan Elizabeth Knapp Shaw ile evlendi. Çift, dört çocuk sahibi oldu. 1850'de Massachusetts'te bir çiftlik evi satın alan Melville, çiftlik işleri ve yazı ile uğraşarak 13 yıl boyunca bu evde yaşadı. 'Arrowhead' adını verdiği ev, günümüzde müzedir.
Yazar, en büyük eseri Moby Dick'i 1851'de tamamladı. Başlangıçta, balina avcılığını anlatan bir serüven öyküsü olarak tasarladığı kitabı tamamlamak üzere iken Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne ile tanışıp arkadaş olmuştu. Hawthorne'un tavsiyesi ile kitabını simgesel anlamlarla yüklü bir romana çeviren Melville, eseri dostuna adadı. Ancak kitap yayınlandığında beklediği başarıyı yakalayamadı ve çok olumsuz eleştiriler aldı.
Yayımcısı Harper's bir sonraki romanını basmayı reddedince maddi sıkıntıya giren Melville 1866'da New York'ta gümrük müfettişi olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde yazdığı 'Pierre' ve 'Piazza memories' gibi kitaplar ilgi görmedi. Son yıllarında düz yazıyı bırakarak kendini tamamen şiir yazmaya verdi; şiirlerini kendi parasıyla bastırdı.
1888 yılında emekli oldu ve en büyük eserlerinden biri sayılan 'Billy budd'ı yazdı; eseri bastırmaya fırsat bulamadan 28 Eylül 1891'de New York'taki evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Uzun yıllar boyunca unutulmuş bir yazar olarak kalan Melville, 1920'li yıllarda yeniden keşfedildi ve büyük bir yazar olarak kabul edildi. Eserleri Amerikan Kütüphanesi tarafından toplanıp basılan ilk yazar oldu.