Ey benim memleketim, memleketçiğim,
Ey tanımadığim memleket.
Buraya kendiliğimden mi geldim,
Yoksa küheylan atım mı beni getirdi?
Hayır, beni, bu yiğidi buraya
Gençliğin coşkunluğu, kabadayılığı,
Bir de meyhanenin keyfi getirdi.
Sana ilgi duymamın bir nedeni yok! Bir zamanlar senin hakkındaki duygularım, düşüncelerim farklıydı. Seninle ilgileniyordum, sana karşı olumlu duygularım vardı. Ama sen benim o ilgimi yok ettin, o günler geçti artık. Sen o bayağı duyguların ve isteklerinle bana yanaşalı beri, sana bir yakınlık duymuyorum. Ben sadece senden uzakta, seni rahatça izleyebileceğim bir noktaya varmak istedim. Sana ilgim bundan ibaret... Sen her şeyi kendin mahvettin. Sana diyeceğim başka hiçbir şey yok! Ama zaten hiçbir konuda sana hesap vermek zorunda değilim. Sana sadece bir şey soracağım: Şimdi durum nasıl?"
Basini başını eğdi. Törless ile aralarına düş kırıklığından oluşan bulanık bir denizin girdiğini anlamıştı. Törless başka bir kişiydi artık, soğuk bir insandı.
Sürekli hiç bitmeyen bir bekleyiş içindesin… Ne olduğunu bilmediğin bir şeyi beklemektesin ve sadece beklediğini biliyorsun, o kadar. Bu da çok sıkıcı.