Gariptir ki ilk aşk, yüreğimizde bıraktığı kırılganlıkla sonraki aşkların yolunu açsa da belirtilerin ve çekilen acıların özdeşliği üzerinden olsun, bunlara bir çare bulma imkânı sunmaz bize.
Eğer dostluğumuz zaman ve uzaklıkla sınırlıysa, o yok demektir. Zaman ve uzaklıkla sınırlı olmayanı yaşıyoruz biz. Uzaklığı yenince hep aynı yerdeyiz, zamanı yenince hep aynı anın içindeyiz. Böylece her an için birlikte olacağımızı düşünmedin mi?
Haz bir özgürlük şarkısıdır,
Ama özgürlük değil,
Arzularınızın çiçeklenişidir,
Ama yemişleri değildir.
Bir yüksekliğe seslenen bir derinliktir,
Ama derin değildir, ne de yüksek.
Kafeslenmiş bir kanatlanıştır,
Ama kuşatılmış bir mekân değil.
Evet, hakikaten de, haz bir özgürlük şarkısıdır.
Ve onu bütün kalbinizle söylemenizi yürekten dilerim; ama söylerken kalplerinizi kaybetmenizi istemem.
Senin kanın ve benim kanım, cennet ağacını besleyen usareden gayrı hiçbir şeydir.'
Ve bir elmaya dişlerinizi geçirdiğinizde ona yüreğinizden deyin:
'Senin çekirdeklerin benim gövdemde yaşayacak,
Ve senin yarınının tomurcukları benim gönlümde çiçeklenecek,
Ve senin rayihan benim soluğum olacak ,
Ve birlikte göneneceğiz bütün mevsimler boyu.'