Biz lanetli doğmuşuz. Bu lanet, bizi yasaklanmış düşüncelere sevk etti her zaman. İnsanların arzu etmemeleri gereken şeylere arzu duymamıza sebep oldu. Kötü olduğumuzu biliyoruz; ne var ki bu kötülüğe karşı koymak için içimizde en ufak bir istek yok. Bunu bilmek ve karşı koymamak bizim için bir mucize, aynı zamanda da gizli bir korku.
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın, o da boştur boş!
Oğul, dünyamızı aydınlatan şarabı sun;
Sevinç gülümüze ay ışığı gibi vursun;
Sular gibi akar gider gençliğin ateşi,
Bir uykudur o senin uyanık mutluluğun.