Mrcl

Mrcl

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
2025 9. kitabı
Junji İto
7.7/10 · 218 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Rosa; yaldızlı kağıt ve parça çikolata, yeni futbol topunun kokusu, fileli kale, bütün kaleler dolu iken doğrudan sayı vuruşu. Ben de İtalyan’ım, Rosa. Bak, gözlerim senin gözlerin.
Karanlık bir üretim başladı zihninde. Rahibe Justinus’un anlattığı katil hikayesini hatırladı; öldürdüğü adamın yüzü uykuda ve uyanıklıkta gözünün önünden gitmemiş, hayalet bir türlü peşini bırakmayınca sonunda dehşete kapılıp günah çıkartmış, işlediği kara suçu Tanrı’ya anlatmıştı. Onun da başına böyle bir şey gelebilir miydi? O mutlu, her şeyden habersiz tavuk. Bir saat önce hayattaydı hayvan, dünyayla barışık. Şimdi ölüydü, kendi elleriyle öldürmüştü onu, canına kastetmişti. Ona da bir tavuk yüzü mü musallat olacaktı hayatının sonuna kadar? Duvara baktı, gözlerini kırptı ve soluğunu tuttu. Oradaydı -öldürdüğü tavuk karşısına geçmiş ona bakıyor, kötü kötü gıdaklıyordu! Ayağa sıçradı, hızla yatak odasına gidip kapıyı kilitledi: “Ah, Bakire Meryem, kurbanının olayım! İsteyerek yapmadım! Tanrı’nın huzurunda yemin ederim ki bilmiyorum neden yaptığımı! Lütfen, sevgili tavuk! Seni öldürdüğüme pişmanım, sevgili tavuk!”
Meryem Ana’nın heykelinin önünde diz çöküp ondan istendiği gibi dua etmeye çalıştı, ama Rosa’nın adının yüreğinden geçmesiyle zihni titreşip akmaya başladı; günah işlediğini fark etti birden, Hazreti Meryem’in huzurunda büyük ve korkunç bir günah işliyordu, çünkü Rosa’yı düşünüyordu; Katolik dininin yasakladığı biçimde. Gözlerini kapatıp kötülüğü içinden itmeye çalıştı, ama daha da güçlü döndü; benzeri görülmemiş bir biçimde günah işliyordu, o güne kadar hiç düşünmediği şeyler; ve sadece Tanrı’nın huzurunda ruhunu kurtarma dehşeti değildi soluğunu kesen, bu yeni düşüncelerden duyduğu şaşırtıcı hazdı da. Katlanılır gibi değildi. Ölebilirdi bu yüzden: Tanrı oracıkta canını alabilirdi. Ayağa kalktı, istavroz çıkardı ve kaçtı kiliseden; koşarak, dehşet içinde, kötü düşünceler kanatlanmışçasına peşinde. Buz tutmuş sokağa vardığında bile inanamıyordu hayatta olduğuna, çünkü ölülerin tekerlekler üzerinde götürüldüğü o uzun koridor hiç bitmeyecek gibi gelmişti ona.