Selamun Aleyküm. Üstad Nurettin Topçu’nun Türkiye’nin Maarif Davası kitabını tahlil edeceğiz.
Topçu’nun bu eseri muhtelif yerlerde yayımladığı makaleler ve konferanslarından oluşur. Bu içerikler 1955- 1970 arasında oluşmuştur. Yazının uzamaması için Topçu’nun hayatına dair bilgilere burada yer vermeyeceğim. Bu dönem hakkında ve yazarın hayatı hakkında bilgi sahibi olmak bizim bu eseri daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Eser üç bölümden oluşur.
1. Bölüm: Beklenen Gençlik, Millet ve Türk Maarifi
Topçu’nun beklediği gençlik yeryüzüne iman, aşk, ümit saçan nitelikte olmalıdır. Her toplum içindeki gençlerin niteliğine göre değer kazanır diyerek gençliğin önemini vurgular. Topçu burada tarih sahnesinden gençlerin yiğitliğini anlatan örnekler verir, aklıma burada 15 Temmuz gençliği geldi onlar da pekala buraya eklenebilir. Asırlardır yaşadığımız bu buhranlardan kurtulmanın yolu ‘gençlik aşısı’ndan geçer. Buhranlarımızdan bahsederken bunun en önemli nedenlerinden biri olan batı taklitçiliğine dikkat çekilir.
Topçu’ya göre Nesli Uçuruma götüren hususlar şunlardır :
1- Ahlaklı olmak ahdinden vazgeçip siyasete alet olmak. İnsanlar bunu yaparken utanmadan ‘dava’ için dediler. Siyaset zaten ahlaksızlıktır demek suretiyle yapılan kötülükleri meşru gördüler.
2-Üretimin yerini taklitçiliğin alması.
3- Aşağılık kompleksine sahip olmak. ‘Adamlar neler yapmış bee, biz nerdee bunu yapacağız’
4- Kendi yol ve yöntemlerinden ziyade batılı olanlara meyl edilmesi.
5- Hiçbir gayret göstermeden kurarıcı ‘şef,mehdi’ beklemek.
6- Determinizme sığınarak ‘bize yol göstermediler, ondan böyle oldu’ denilmesi.
7- Vazifelere karşı hürriyet tepkisi verilmesi.
Neslin tedavisi ise şu şekilde olur : ‘‘Uzviyetten ilme, ilimden sanata ve ahlâka ve nihâyet dine yükselmemiz lâzımdır. Böyle adım adım
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkane belki ol âlemde bir dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur.
Yavuz Sultan Selim