elifdogan

elifdogan
@Mrs_Edebiyat
Göğe bakmalı, rüzgarı yüzünde hissetmeli, az da olsa güneşin sıcaklığını duyumsamalı, Sonra sevmeli.. İnsan çokça sevmeli..
... Bir gün o şiire, mecliste ehl-i ilim birkaç kişi var, inşallah hafızam beni yarı yolda bırakmaz diyerek başladım. Üçüncü bentte bir mısrada takıldım... Yerime oturduğum zaman o ehl-i ilim arkadaşım kulağıma eğildi. "Bir daha hafızam deme, ihtarı aldın." dedi ve devam etti: "Çünkü sen hafızandan değil levhten okuyorsun. Araya kendin girdin, ikazı yedin!"
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ümidi olan ağlar, ümidi kesilmemiş insan ağlar. Bizde gözyaşı rahmet; nisan yağmuru müjde ve neşe; gözlerin ağlaması da ruhun gülmesidir. Modern çağda bu kavramı da kaybettik; ağlamayı olumsuzladık, negatif kodladık... Olur mu hiç! Ağlamayan gülemez ki zaten. Gülmek ağlamanın ta kendisidir. Madalyonun biri bir yüzü, biri bir yüzüdür.
"Gönül yolu ilmek ilmek, yare bağlanır Sevda yükün tutan aşık, menzile varır.."
Müzik
Susmanın kalesine sığınıyorum Önümde karanlıktan duvarlar Sırtımda insan yüklü bir gök var
Şiir
Yine buruk bir mutluluk duygusu, yine derinlerde uyanan o mahcubiyet.. Evet mahcubiyet, neden mahcubiyet derseniz bilmiyorum. Belki de yeryüzünde bu kadar acı varken, kendini mutlu hissetmenin verdiği suçluluk duygusu.
1000Kitap