Kirke için çok üzüldüm. Cadı diyince insan kötü karakter bekliyor ama Kirke öyle değil, kötü bir eylem diye tanımladığımız şeyleri ise niyetinin kötülüğünden yapmıyor ve sorumlusu da kendisi değildi çevresindeki yaşam şartlarıydı. Ailesi tarafından hep dışlandı. Adaya sürüldü. Bu bölümde onun kendi gücünü keşfetmesini okumaktan memnuniyet duydum. Bakalım diğer bölümlerde neler olacak. Bookly okuma kaydımı da gönderiye ekledim.
"O kadar ağır davranmama şaşmamalı, diye düşündüm. Bunca zamandır yünü olmayan bir dokumacı, denizi olmayan bir gemiymişim. Oysa şimdi yelken açtığım yere bak."
Bu kitaptan öğrendim ben Stoacılığı. Başucu kitabım oldu. Kitabı bitirince bununla ilgili YouTube videoları izledim kanallar buldum ve hayat felsefem haline geldi. Stoacılık keşfedilmesi gereken bir düşünce biçimidir. Benim hayatımı değiştirdi.
Kitapta kişilik analizleri güzel yapılmış. Konusu ise ilgi çekici. Sürekli kilo veren ancak dışarıdan aynı kiloda görünen bir adam yer çekimine meydan okuyor. Kasabadaki halk ise dar görüşlü ve farklılıklara saygı duymuyor; ancak hikaye ilerledikçe bu tabular yıkılıyor. Farklılıklara rağmen insan ilişkilerinin güçlendiği bir hikaye içeriyor. Sonu ise çok buruk bir his bırakıyor. Halk kütüphanesinden aldığım bir kitaptı dolayısıyla kitaplığımda yer almayacağı için üzgünüm ama kalbimin kitaplığında yer alacak bir kitap kesinlikle.