Beklenmedik bir felaket anında , bu felaketin dışında kalan insanlarda hep görülen , dile getirdikleri en içten acıma , acıları paylaşma duygularına rağmen , hiç kimsenin , en yakınlarımızın bile , kapılmaktan kendilerini alamadıkları tuhaf bir sevinç duygusu içerisindeydiler.
Karaya adım atmadan önce ayakkabılarını çıkarmışlar , öğle vaktinin yakıcı toz toprağı içinde sokakları çıplak ayakla geçerek tepeye tırmanmışlardı ; saçlarını başlarını kökünden yoluyorlar , öyle canhıraş feryatla ağlıyorlardı ki , sanki sevinç çığlıkları atar gibiydiler !
Bu kadar gösterişli bir üzüntünün ancak daha büyük utançları örtbas etmek için gösterilebileceğini düşündüğümü hatırlıyorum.