"Ve sonra hayalperest eski hayallerini karıştırır,fakat bundan bir sonuç alamaz. Sanki bir kül yığınıymış gibi onları tırmıklar, bu küller arasında ne kadar küçük olursa olsun bir kıvılcım arar, böylece onu yelleyip aleve çevirebilir; dönmüş kanını ısıtıp içinde önceden değerli bulduğu her şeyi,kalbine dokunan her şeyi, kanının damarlarında akmasını sağlayan, gözlerinden yaşlar akıtan ve onu harikulade bir biçimde kandıran her şeyi tekrar canlandirabilir !"
Evrenin uçsuz bucaksız ambarında, karşı çıkılması olanaksız olan bu felaket,samanı tohumdan ayirincaya kadar insanlık buğdayı dövüp duracak.
..... Tanrı'nin ışığından yoksun bir hâlde vebanin cehenneminde uzun sure kalacağız!
Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve geleceği elinden alınmış olarak insan kaynaklı adaletin ya da nefretin parmaklıklar arkasında yaşamaya mahkûm ettiği kişilere benziyorduk biz de. Son olarak,bu dayanılmaz tatilden kaçabilmenin tek yolu hayal gücüyle trenleri yeniden harekete geçirmek ve saatleri yine de kararlı bir biçimde sessiz kalan çanların sesiyle doldurmaktı.