Ne korkak biriyim, kendimi olduğu gibi kaldırıp bir sözcüğün içine atamıyorum, sözcük saldırıya uğradı mı insan tüm varlığıyla savunabilsin kendini ya da yok olup gitsin.
Elinden gelirse sakın korkup uzaklaşma benden, seni bir defa, hatta bin defa, hatta her zaman, hele şimdilerde düş kırıklığına uğratsam bile korkup benden uzaklaşma. Sonra, bir rica değil bu, adresi de asla sen değilsin, adresinin neresi olduğunu da bildiğim yok; bunalmış bir kalbin bunalmış soluk alıp verişinden başka bir şey değil.