"Sevgi, bir insanı kişiliğinin en derinlerine kadar kavramanın tek yoludur. Kimse başka bir insanın derinliklerini onu sevmediği sürece kavrayamaz. Sevgi aracılığıyla sevilen kişinin önemli yanlarını ve özelliklerini anlama becerisi kazanır ve hatta ondaki henüz açığa çıkmamış ama gerçekleşmesi gereken potansiyeli görebilir."
"Istırap artık sırtımızı dönmek istemediğimiz bir görev halini almıştı, bir şeyler kazanmak için barındırdığı fırsatla Rilke' ye şu dizeleri yazdırmıştı: "Halledilecek ne çok acı var!" Rilke, acıyı "halletmekten" başkalarının "işleri halletmekten" bahsettiği gibi bahsetmişti. Bizim de halletmeniz gereken çok acı vardı. Bu yüzden bizim de ıstırabın tamamıyla yüzleşmemiz, zayıflık ve kaçamak gözyaşı anlarını asgaride tutmamız gerekiyordu fakat gözyaşlarımızdan utanmamızın gereği yoktu; çünkü gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesatine sahip olduğunun kanıtıdır. Bunu pek azı fark etmiştir. Bazıları utanarak ağladıklarını itiraf ederler; tıpkı ödemden nasıl kurtulduğunu sorduğum yoldaşımın itirafı gibi: "Ağlayarak içimden attım."
"İnsanın zihinsel durumu (cesareti ve umudu veya bunların yoksunluğu) ile bağışıklığı arasında ne kadar sıkı bir bağ olduğunu bilenler, anı umut ve cesaret kaybının ölümcül bir etkisi olabileceğini kavrayabilirler. Arkadaşımın asıl ölüm nedeni, beklenen özgürleşmesinin gerçekleşmemesi ve şiddetli hayal kırıklığıydı."