Bırak kalsın masada ekmek
Testide su
Ayna puslu, pencere camı kirli
Bırak kalsın saçların dağınık,
Gözlerin uykulu.
Saksıdaki çiçek susuz, kedi
Yalını bekler bir köşede
Bırak kalsın meyve ağaçta,
Kırlangıç havada
Dama düşen ince yaz yağmuru...
Yoruldun artık, bütün gün
Didinip durdun
Toprak bile, gök bile, deniz bile
Bir yerde yorulur
Bırak kalsın süpürge duvarda,
Sabun kovada
Anne, gel yanıma otur.
Ahmet Erhan
Cumhuriyetin ilk döneminde "maarif"in de "eğitim" olarak değiştirildiğini vurgulamak yerinde olacaktır. Zira, maarif gibi İrfan kelimelerinden türeyen, bilgeliği ve hikmeti çağrıştıran bir kavramamız varken; Sevan Nişanyan'ın sözlüğünde not ettiği üzere "hayvanı terbiye etmek" anlamına gelen "igitmek"ten türemiş olan "eğitim" i tercih etmiş olmamız da Meriç'in perspektifinden bakılınca ziyadesi ile yanlış bir tercih değil midir?
" Neden hiç ağaç yok ? " diye sordum sürücüye.
" İsrail bu bölgedeki ağaçları söktü. " dedi sürücü. " Ağaçların güvenliklerine karşı nasıl bir tehdit oluşturduğunu düşünsenize: Tanklarından birinin tepesine bir portakal düşebilir. "
Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demek bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izi okşadım.