Yalnızca sürgünler gibi yel yepelek yollara düzülmekle bitmiyor iş. Doğru dürüst yol almalı. Sindire sindire. O zaman belki nereye gideceğini bilir insan. Yürürken yağmurdan sırılsıklam olsa, pabucunun içine taşlar dolsa da bilir.
Demek istiyorum ki, galiba kitaplar da eskiyor. İnsanlar gibi, geçip giden zaman gibi, çok giyilmiş bir pabuç gibi, yağmur altında biçimi bozulmuş bir şapka gibi... Eskiyor ve hiçbir işe yaramaz oluyor günün birinde. Ya da biz kendimiz eskitiyoruz onları.