Eskiden hayata farklı bakanlar bulurlardı beni. Gerçek entellektüeller, anarşistler, nihilistler... Mıknatıs gibi çekerdim toplumun dışında yaşamayı seçmiş Robinson Crusoe’ları. Ama şimdi seyrek de olsa benimle karşılaştıklarında başlarını önlerine eğiyorlar, bakışlarımızın kesişmesini engellemek için. Çünkü anlayabildikleri kadar anlıyorlar benim artık uzun, alkollü, yüksek sohbetlerden eyleme, gerçeğe geçtiğimi. Ve korkuyorlar. Çünkü onların oynadıkları oyun, günün 3 saatini, içlerinde bağırıp Çağıran anarşist ayırıp geri kalan zamanında normal bir insan gibi yaşamaktan ibaret.
Hz. Muhammed, sadece malını, imkanlarını, vaktini değil canını da inandığı davası için ortaya koymaktan kaçınmadı; ölüm tehditleri ve tehlikesi onu yolundan saptırmadı. Kadı Abdülcebbar, onun bütün