Anlayan, ama nasıl anladığını bilmeyen bu kafayı anlayan beri gelsin ....
Üçlemenin ilk kitabı " çocukluğum"un sonunda dedesi tarafından kendi haline bırakılan Ergenliğin ilk yıllarındaki Gorki , kuş yakalamaktan, bulaşıkçığa, ayakçılıktan, ikonografi atölyesine kadar bir çok farklı işte çalışır.
435 sayfa olan eser Gorki'nin büyüme çağında iken hayatından gelip geçen bir çok karakterlerle doludur . Bu karakterleri analiz ederken aslında 19. Yy. Rusyasinin kadin-erkek ilişkilerini , sosyoekonomik yapısını , kültürel öğelerini , Rus kültürünü gözler önüne seriyor.
Son derece acımasız , ahlaksız , güçlünün güçsüzü ezdiği, ağızlarından Tanrı, Meryem Ana sözleri düşmemesine ve dindar görünmelerine rağmen hayatlari hırsızlık, yalan ,dolan , içki ,kumar , kadın, dolandırıcılıkla geçen bir hayat örgüsü . Hem de en üst sınıftakinden en altına varıncaya kadar .
Yine kadınlara asla değer verilmediğini, bir meta ve eğlence aracı olarak görüldüğü , tek dertlerinin günlük karınlarını doyurmak , içmek ve kadınla eğlenmek olan bir toplum ...
Maksim Gorki ise adeta batalikta bir çiçek misali içindeki topluma inat merhametli , kadınlara değer veren ,insan yerine koyan hatta hayvanlara bile acıyan bir karakter. ( Ozaman ki toplumda hayvanlar da son derece değersiz . Romanda öyle bir bölüm var ki bir kişi Gorkinin hayvan sevgisiyle dalga geçmek için masum bir sokak kedisinin başıni kaldırıma vurarak öldürür ve Gorki ile gırtlak gırtlağa dövüşürler)
Ama tabi nadiren de olsa iyi insanlara denk gelmişligi de vardır Gorkinin . Az da olsa güzel insanlara rastlanıyor .
Serinin ikinci kitabı , birinciye göre betimlemelere ve analize daha çok yer verdiginden dolayı daha uzun ve zaman zaman okuyucuyu biraz zorlasada genel olarak Gorki ile birlikte olayların içinde