Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için alaka ve merhamet göstermek isteriz.
Finlandiyalılar şöyle diyorlar: Okul bizim en önemli varlığımızdır. Bizde ne sizdeki Ural madenlerinden ne de Sibir altınlarından var. Doğa, nimetlerinden bizi mahrum etmiş, her şeyi kendi gücümüzle yapıyoruz. Vatandaşlarımızdan ellerinden gelen her şeyi yapmalarını istiyoruz. Bu yüzden fabrikalarda çeliği işler gibi okullarda gençleri işliyoruz. Her şeyi okullarımıza borçluyuz.
Bilmem ki nasıl anlatsam;
Nasıl, nasıl, size derdimi.
Bir dert ki yürekler acısı,
Bir dert ki düşman başına.
Gönül yarası desem..
Değil !
Ekmek parası desem..
Değil !
Bir dert ki..
Dayanılır şey değil !