Hal i Seyran

(-)Ey gönlüm ,ey divane gönlüm benim Yanıyorsun bu yabancılıklardan sen Bırak bu delilikleri artık Allah için Feryat etme başkalarının elinden Tahran ,Temmuz 1954
Sayfa 21·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Hal i Seyran

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 16:11
·
2025 3. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.4/10 · 17,6bin okunma
10/10
·224 syf.··
2025 3. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2025 16:11
Nazan Bekiroğlu’nun Yusuf ile Züleyha’sını okumak; kelimelerden örülmüş bir sarayın dehlizlerinde, elimde sadece kalbimin feneriyle yürümek gibiydi. Yazar, kadim bir kıssayı sadece anlatmıyor; sanki o mühürlü sandığı bin yıl sonra yeniden açıyor ve içinden sızan rayihayı günümüzün yorgun ruhlarına üflüyor. Bu kitap bir roman değil; bir iç döküş, bir yanış ve nihayetinde bir varış manzumesi. Anlatı, hüzünle başlıyor, hasretle demleniyor. Bekiroğlu’nun kaleminde Yusuf, sadece güzelliğin timsali değil; kaderin en derin kuyularından, sabrın en yüksek burçlarına süzülen bir ışık huzmesi. Ama benim ruhumu asıl sarsan, Züleyha’nın o devasa, o amansız, o uçsuz bucaksız beşeri zaafı oldu. Züleyha; arzunun ateşinde kavrulan, gururunu bir gömlek gibi Yusuf’un ayaklarının dibine bırakan ve sonra o ateşin içinde yanarak küllerinden ilahi bir aşkla doğan o muazzam trajedi... Onun saraylardan kulübelere, varlıktan yokluğa düşüşü, aslında insanın kendi içindeki o en büyük "ben"den kurtuluşunun destanıymış; okuyunca anladım. Yazarın dili ise tam bir estetik şölen; her cümle bir hat sanatı zarafetiyle eğilip bükülüyor, her kelime yerini bir mücevher ustasının titizliğiyle buluyor. Sayfalar arasında ilerlerken zamanın durduğunu, mekanın silindiğini ve geriye sadece o kadim sızının kaldığını hissediyorsunuz. Bekiroğlu bize şunu fısıldıyor: Aşk, Yusuf’un gömleği gibi arkadan yırtıldığında mı daha gerçektir, yoksa Züleyha’nın gözlerindeki fer tükendiğinde mi? Sonunda anlıyoruz ki; her kuyu bir rahmet, her zindan bir medrese ve her aşk, aslında gerçek sahibine giden yolda verilmiş ağır bir imtihandır. Bu eser, modern zamanların gürültüsünde kalbi sağırlaşmış olanlar için bir şifa niyetine; incitmeden, kanatarak ama sonunda mutlaka iyileştirerek okuyucusunu kuşatıyor. Kelimelerin bu denli ruh
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
âh efendim aydınlığım seni karanlıklarımda buluşumdan hiçbir deniz nasıl çoğaldığını unutmaz ey benim yolcum ey benim yolum ey benim ibtidâm ey benim sonum ey benim cennet çiçeğim, düşüme değen incikâr tanesi, peygamber terim örselenen kalbinin kölesi ben değil miyim?
Sayfa 187·Kitabı okudu
Şimdi ben ,Yûsuf ,tut ki Mısr'a azizim ,efendiyim boynumdaki künyeye hâlâ vasfım yazılı: Züleyha'ya köleyim.
Sayfa 181·Kitabı okudu