...... ve birine söyleyebilseydim, böyle derdim :"Ben her sabah üzümlü kek yerim, o kadar." Karşımdakinin özelliğime, şaşmazlığıma... hayreti, hoşuma gider. Bu nedenle birisiyle yaşamak korkunçtur. Geldiğinde, üzümlü kek yemediğimi anlamasın diye, her sabah yemeye başlarım. Etken taraf ben olduğum için, o da yemeye başlar. Oysa iki üç gün sonra, zeytin peynir burnunda tüter, ve dördüncü gün beni terk eder. "oh" derim, benim de içim bayılmıştır. O kendi evinde, ben kendi evimde, birbirimizden habersiz, zeytin yemeye, avucumuza tuz döküp yalamaya başlarız.
Santiago'nun sabrına ve azmine,
Simyacı'nın bilgeliğine,
Fatima'nın teslimiyetine ve güvenine hayran kaldığım bu kitapla ilgili, söyleyebileceğim fazla şeyimin olmamasına üzülerek başlıyorum sözlerime...
Kişisel gelişim okumaktan hoşlanmayan bana, su gibi gelen kitap bir "nasihatname" özelliği taşıyor ve bu hali, onu kişisel gelişimin üstünde bir yere taşıyor.
"Su" benzetmesini kitabın akıcılığı için de yapabilirim.
Akıp giden şeyleri severiz çünkü, zaman hariç...
Çünkü okuyacak daha çok kitap, öğrenilecek çok şey var...
Sağduyuyla ve kitapla kalın.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Santiago'nun sabrına ve azmine,
Simyacı'nın bilgeliğine,
Fatima'nın teslimiyetine ve güvenine hayran kaldığım bu kitapla ilgili, söyleyebileceğim fazla şeyimin olmamasına üzülerek başlıyorum sözlerime...
Kişisel gelişim okumaktan hoşlanmayan bana, su gibi gelen kitap bir "nasihatname" özelliği taşıyor ve bu hali, onu kişisel gelişimin üstünde bir yere taşıyor.
"Su" benzetmesini kitabın akıcılığı için de yapabilirim.
Akıp giden şeyleri severiz çünkü, zaman hariç...
Çünkü okuyacak daha çok kitap, öğrenilecek çok şey var...
Sağduyuyla ve kitapla kalın.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma