MucizeVezir

MucizeVezir
@MucizeVezir

MucizeVezir

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.·
Beğendi
·
2026 5. kitabı
D. N. Archeron
8.9/10 · 873 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
DOĞU'NUN KRALİÇESİ
(AURA- Ogryzek eşliğinde okumanızı öneririm.) "Bu sen değilsin!!" diye bağırdı arkamdan. Olduğum yerde durdum. Yavaşça ona doğru dönerken konuşmaya devam etti. "Sen Octavia değilsin, Octavia asla böyle bir şey yapmazdı." dediğinde yüzüm artık tamamen ona dönüktü. "Ne yapmazdı?" dedim soğuk bir sesle. Sorum onu afallatmış olacak ki duraksadı. "Ailesine sırtını asla dönmezdi," dedi. Gözlerinde tereddüt vardı. Son dediğine karşılık dudaklarımdan istemsiz bir kahkaha yükseldi. Ardından aramızdaki mesafeyi aşarak ona doğru yaklaştım. Ona o kadar yakındım ki soluk alıp verirken çıkardığımız buharlar birbirine karışıyordu. Tof'un bana öğrettiği keskin bakış ve acımasız ses tonuyla, "Octavia; onu satmayan, onu seven ailesine sırtını dönmezdi," kelimeleri vurgulayarak söylemiştim. Beni pişman etmeye çalışıyordu ama bunun artık işe yaramayacağından haberi yoktu. Kendi silahını ona doğrultma sırası bendeydi. Konuşmama kaldığım yerden devam ettim. Bu sefer sesim daha yumuşaktı. "Biliyor musun? Düşünüyorum da biz bu aile işini çok abartmışız. Oysa kan bağı olmasa da aile olunabilir diye düşünmüştüm; sen de öyle demiştin, hatırlıyor musun?" Sorumu cevaplamadan gözlerimin içine baktığını fark edince devam ettim: "Evet, tabii ki de hatırlıyorsun. Söylediğin pek çok yalandan bir tanesi..." "Ben sana asla yalan söylemedim!" lafının üzerine burnumdan güldüm. "Sence de bir sahtekar için çok fazla 'asla' demedin mi? Yoksa yine beni, yani Octavia'yı mı kandırmaya çalışıyorsun?" "Ben... Ben özür dilerim... Böyle olmasını istememiştim..." Sesi artık kulağıma daha acınası geliyordu. Sıkılmaya başlıyordum; onun sesini duymayı hiç özlememiştim. "Ama oldu!" diye sesimi yükseltim. "Oldu ve bunu düzeltmek için hiçbir şey yapmadın." "Acı bana!" diye yalvarırcasına ayaklarıma kapandı.
Edebiyat
Warcross:Bir Sanal Gerçeklik Oyunu
8/10
·360 syf.··
2026 3. kitabı
Marie Lu’nun kaleminin çok güçlü olduğunu duymuştum; haliyle bu kitaba başlarken beklentilerim oldukça yüksekti. Kurgu ilk başlarda ağır ilerlese de devamında hızını son gaz artırarak devam etti. Ters köşelerin bolluğu ve derin olay örgüsüyle beklentilerimin çok üstünde bir deneyim sundu. Tam bir noktayı tahmin ettiğinizi sandığınız an, aslında yanıldığınızı ya da fark ettiğiniz şeyin buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu anlıyorsunuz. Kitaptaki tüm karakterlerin altı dolu bir hikâyesi olduğu için onlarla bağ kurmak hiç zor olmuyor. Aynı zamanda karakter gelişimleri de oldukça belirgin; karakterin hangi noktada, neden değiştiğini anlıyor ve ona hak vermekten kendinizi alamıyorsunuz. Okurken heyecandan nefes nefese kaldığınız, stresten tırnaklarınızı kemirdiğiniz ve şaşkınlıktan ağzınızın açık kaldığı anlar olduğu kadar; yazarın kalbinizi minik parçalara ayırdığı anlar da oluyor. Kısacası bu kitapta; asıl kötünün kim olduğunu anlamakta zorlanacağınız, anladığınızda ise ister istemez hak vereceğiniz ve her oyun başlangıcında kalbiniz ağzınızda okuyacağınız bir macera sizi bekliyor. Keyifli okumalar dilerim! Marie Lu
Edebiyat
Warcross - Bir Sanal Gerçeklik OyunuMarie Lu · Yabancı Yayınları · 20178,3bin okunma
İçimdeki ateş
İçimdeki ateş o kadar büyük ki kalbimi bile köze çevirdi. Aldığım her nefeste ateşim daha çok körüklendi. Boşa dememişler; "Soluduğum oksijendi içimdeki ateşi yakan"* diye. * Serkan Karaismailoğlu
YAZMAK ÜZERİNE BİR YAZI
Yazmak istedim ama aklıma bir konu gelmedi. Ben de yazmanın kendisi üzerine yazayım, belki o zaman kalemimin ucundaki ateşi bir nebze olsun söndürebilirim diye düşündüm ve yazmaya şu kelimelerle başladım: Kitap okumak can simidimse yazmak da benim limanımdır. Kalemimi içimdeki ilhama batırıp bembeyaz kâğıdın üzerinde, tıpkı buz pateni yapar gibi kaydırırım. Kafamdaki sesleri dinleyip uygun kelimelerle kâğıdın üzerinde zarifçe gezdiririm. Bunun sonucunda harika bir şey de yazabilirim, berbat bir şey de. Suçlu da görülebilirim, masum da. Aslında yazmak riskli bir iştir. Az önce dediğim gibi; suçlu görülme ihtimali bu işi riskli kılar. Yazdıkların her zaman herkesin hoşuna gitmeyebilir, herkesin düşünceleriyle uyuşmayabilir. Keza tarihte de bununla ilgili pek çok örnek var. Bu durum çoğu zaman senin yazdıklarınla ilgili de değildir; sorun bizzat karşıdakilerdedir, onların sığlığındadır. Tabii bunu asla kabul etmezler. Sırf daha geniş, daha aydınlık görebildiğin ve bunu kâğıda dökebildiğin için seni kendi mürekkebinde boğar, ışık yayan kalemini celladın yaparlar...
Edebiyat