İnsan, beşerin kendi üzerine kapanmış çamurlu merkezini aşabildiği ölçüde tahakkuk eder. Beşer, kendi dar kalıbını her şeye karşı merkez alan düşkün bilincin adıdır, dış’a bağımlıdır, örgütlüdür. İnsan ise merkezini kendinden çekebilen, kendi ismini kendinde taşıyan, kendi olarak doğan varlıktır, dış’a bağlı olmadan, kendi başına.
Beşeri dışarıdaki birileri doğurur, dışarıdan beslenir, dışarıdan etkilenir, dışarıda isim bulur.
İnsan bunların tamamından azadedir. Bu ayrım anlaşılmadan bugünün hayatının neden durmadan görünüş ürettiği, ilişkilerin neden derinlik yerine performansa döndüğü, bilginin çoğaldıkça ruhsal buhranın neden büyüdüğü, beşerin neden kendi içinden kaçtığı, ve neden insana ihanet ettiği anlaşılamaz. Çağımızın büyük meselesi yalnız bilgisizlik değildir. Beşer kendisini insan sanmaktadır, ve insana en büyük ihanetin içinde beşer vardır.
Ahmet Turan Esin