Konuşmak, varlığımuza aidiyetini en derinden hissettiğimiz yetilerin başında gelir; konuşmak, anlam dünyamızın dışarıya açılan kapısıdır. Diğer yandan konuşmak çok zor bir eylemdir; konuşurken beyin, sinir sistemi, akciğerler, ses telleri, küçük dil, büyük dil, damak, dişler, kulak gibi birçok bedensel unsur devrededir. Yine konuşurken duygular da devrededir; korkularımız, öfkemiz, sevincimiz konuşurken kullandığımız kelimeleri, konuşmamızın hızını, sesimizin yüksekliğini, sesimizin tonunu doğrudan etkiler. Gün içerisinde onlarca farklı şey hakkında konuşuruz, yüzlerce cümle kurar, binlerce kelime kullanırız.