Arif

Belirli bir görüşün temsilcisi olarak tanınırım ve bu bana sosyal bir konum kazandırır. Fakat fikrimi değiştirirsem tutarsız sayılırım. Görüşlerimin ağırlığı olsun isterim. Böylece toplum, benim de işbirliğimle, içsel bir gözden geçirme yapmamı engeller. Karşı çıkma dürtüsü de aynı derecede yanıltıcıdır ki bu da sadece başka bir gayriihtiyari tepkidir. Oysa deneyim bize, kendimle kurduğum bu içsel yakınlığı ne kadar koruyabilirsem, başkalarıyla gerçek ilişki kurma kabiliyetimin de o kadar arttığını gösterir. Soyut bir "başkası" değil, hayatımın belirli bir anında karşılaştığım ve artık iç dünyamın parçası haline gelen somut bir insan söz konusudur. Buna karşılık, kendime yabancılaştıkça başkalarıyla ilişkilerim de yüzeysel ve sahte hale gelir.
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sevginin yozlaştığı yerde, babalık da zorunlu olarak yozlaşır. Üstelik bu yozlaşma, tam anlamıyla birbirine ters iki biçim alabilir: ya çiftin birliği gevşer ve kısa vadeli bir bağdan ibaret kalır, hiçbir kaçış yolunu dışlamayan bir bağa dönüşür ya da aynı birlik katılaşır, opaklaşır fakat aynı anda kısırlaşır.
1000Kitap
"Kendini bana açmanı, bana görünür olmanı diliyorum; böylece sana bilinçli olarak adanabilmem mümkün olsun çünkü şu an içinde bulunduğum durumda, seni beni kuşatan belirsizlik bulutlarının içinden seçemiyorum.
1000Kitap
Babalık, yalnızca varlığını sürdürmeyi ve çocuklarının ruhsal gelişimini yönlendirmeyi başaramayan, aynı zamanda onlara karşı üstlendiği yükümlülükleri kavrayamayan ve tanıyamayan bir varlığın kör çoğalmasına indir gendikçe, bütünüyle kendini inkar eder. Bu atalete ve körlüğe karşıt olarak, babalığın saf bir eylem olarak ne olması gerektiğini anlayabiliriz.
1000Kitap
Teknik, insanın amaçlarına göre şekillendirdiği ve kör ya da dirençli saydığı doğayı kendi hedeflerine bağımlı kılmasını sağlayan sistemli araçlar bütünüdür. Ama bununla birlikte, insanın içindeki hayranlık duygusunun yöneldiği alan da değişir. Artık hayranlık uyandıran şey, her şeyden önce teknik başarıdır, şeylerin kendiliğinden akışı değil. Oysa bu akış, bir nehrin kapaklarla denetlenmesi gibi düzenlenmesi ve denetim altına alınması gereken bir şey olarak görülür. Bu hayranlık, açıkça Lucifer'ınki gibi bir meydan okuma duygusuyla renklidir; uzun süre boyunduruk altında tuttuğu doğa ya karşı özgürleşmiş bir insanlığın elde ettiği bir zafer bilinciyle iç içedir.
1000Kitap