Muhammed Mücahid Dalkılıç

Muhammed Mücahid Dalkılıç
@Muhammed_M_Dalkilic
Farkındalık baş ağrısı yapar.
Reklam
“Medeniyet çöküyordu ve herkes kendi başının çaresine bakmak zorundaydı.”
Sayfa 47 - Can Sanat Yayınları
İnsan ve Duygular
Ersin annesinin gerçekte olmayan bir bağı varmış gibi göstermeye çalışarak, kendini aileye tam anlamıyla ait hissetmek istediğini düşünmüştü. Ailenin üyesi olduğu halde, böyle sezgisel bir bağlılık yaratmaya çalıştığına göre hayatında dolmayan bir boşluk, bir pamuk ipliği duygusu olmalıydı.
Sayfa 96 - Can Yayınları
Henüz taşradan geldiklerini unutacak kadar İstanbullu olmamış bu ailenin genç kızı okulla ev arasındaki sınırlı sokaklardan geçerken Ender'i sevmiş, dar dünyasını genişleten bu aşkı gizli tutmayı başaramamıştı. Aşık olmanın en azından hafiflik olduğunu düşünen Fikriye Hanım kızının bir kahveciyi bile değil, kahveci çırağını sevdiğini öğrenince sinir krizleri geçirmiş, kızını göz hapsine almış, hatta eve kapatmıştı.
Sayfa 89 - Can Yayınları
Babası derin tutkulara saygı duyan bir adamdı. Aile içinde olup bitenler konuşulurken ya da annesi sağdan soldan toplayıp getirdiği dedikoduları aktarırken, bu tür konuşmalardan hoşlanmadığını belli ederdi. Pek sevecen biri değildi, ama haksızlığa uğradığını düşündüğü insanları kollayışındaki içtenlik çevresinde çok sevilmesini sağlamıştı. Aklıselim sahibiydi, sakindi, ama ailede durulmayan sularla boğuşmak zorunda kalmış, kardeşlerinin yaşadıklarına ister istemez ortak olmuştu. Amcasıyla halası, babasının aksine, tutkularının peşinden hesapsızca giden insanlardı. Yaşadıkları aşklar talihsizliklerle birleşince ikisinin de hayatı savrulmuştu, çok acı çekmişlerdi.
Sayfa 88 - Can Yayınları