Ne tuhaftı şu dünya! Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor, doğuluyor, büyünüyor, bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor, birbirine alışılıyor sonra yavaş yavaş dağılınıyordu. Bütün bunlar nasıl da ağır ağır, alıştıra alıştıra oluyordu. Ezelden ebedlere bitmez, başı sonu olmayan bir yolculuk!
Göklerde merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Bizse, umacı korkusuyla yorgan altına kaçan çocuk gibi, nefsimizin beton çatısını tepemize çekmiş, 'yaşamayı öldürüyoruz.' Yağmurun sadece suyunu toplayabiliyoruz, ruhundan uzağız! Halbuki ne güzel isim koymuşlar ona: Rahmet.