Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...
Psikologlara Mesajımdır!!!
Puan vermedi·1062 syf.··
2020 7. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2020 18:22
Elimde gören herkesin “tuğla gibi” dediği Anna Karenina’yı sonunda bitirdim.İncelemelerde romanda bahsi geçen üç farklı evliliği karşılaştırmak adettendir.Ancak ben farklı bir karşılaştırma yapacağım.Anna’yı Vadideki Zambak Henriette ve Madam Bovary ile karşılaştıracağım. Üç birbirinden güzel, akıllı ve çekici kadın.Ortak özellikleri evli oldukları halde mutluluğu yakalayamamış olmaları.Henriette her şeye rağmen kocasına ve ailesine sadık kalmıştı.Bovary ise ailesini insani değeri düşük bir insana feda etmiş, yarı yolda bırakılınca canına kıymıştı. Anna’daki farklılık gerçekten kendisini seven biri için ailesini, sosyetedeki konumunu bırakması ve bir müddet de olsa mutlu olmasıdır.Ancak hem oğlunu bir daha görememenin verdiği acı hem de hayatının tüm iplerini eline verdiği Vronskiy’i kıskanması ve onun kendisini terk edeceği korkusu Anna’yı sağlıklı kararlar almaktan alıkoyar.Vronskiy aşkı için elinden geleni yapar,acı sona engel olamaz.Mutsuz evliliklerin konusu olarak Anna, Madam Bovary’nin hayalini yaşamıştır.Ancak Bovary’nin hiç düşünmediği çocuğuna hasreti ve kıskançlığı tatmıştır.Yolun sonu ikisi için de aynısı olmuştur.Hem Bay Bovary’nin hem de Bay Karenin’in aslında iyi insan olmaları ama sıradanlıkları buna sebep olarak veriliyor olsa bile kendi kararlarının acı sonuçlarını yaşamışlardır. Elimde bir imkan olsa da çok da incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden eşleriyle anlaşamayanların başvurduğu psikologların hastalarına Madam Bovary,Anna Karenine ve Vadideki Zambak romanlarını bu sırayla okutmalarını tavsiye edebilesem...
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Reklam

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1062 syf.··
24 günde okudu
·
2020 7. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,6bin okunma
Hayde Bre Efeler,Hayde Bre Escobar
Puan vermedi·182 syf.··
2020 6. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2020 15:15
Ege tarihi biraz da Efelik tarihidir.Osmanlıda tımar sistemi bozulunca taşra savunmasız kalmış, kendi adaletini sağlayan eşkiyaların, efelerin yatağı olmuştur.Kimi adaletiyle nam salarken kimi de zalimlikleriyle tanınmış efeler savunmasız halktan da destek görmüştür.Bilinçli bir destek olduğunu sanmamakla birlikte onları anlayabiliyorum. Ben de çok sonraları yaşayan bir efeyle tanışmıştım:Çakcağın Ali. “15 adam vurdum, devletin candarmasına kadar vurdum.” diye övünür hikayelerini anlatırdı, kurt kocayınca köpeğin maskarası olurmuş misali.Tanıklara sorduğumda soyguncunun, zalimin biri olduğunu öğrendim daha sonraları.Devletin elinin uzanamadığı yerlerde çetesinden güç alıp mazlumların malına göz diktiğini öğrendim.Çok kişiye de yardım ettiğini söylerdi.Ancak bu iş böyledir, kişinin adaletine hiçbir zaman güven olmaz.Efeliğe de böyle bakmışımdır. Herkesin bildiği malum Escobar isimli uyuşturucu kaçakçısı da kendi memleketindeki insanlar tarafından çok sevilmiştir.Hala da sevildiği söylenir.Efeler de böyleydi.Destek için oldukça yardımsever olurlarmış.Ama amaçları destek olmak değil destek edinmek olunca iyiliğin bir hükmü kalmaz. Çakırcalı da sözünü ettiğim gibi bir efe.İyilikleri var ama zalimliği her şeyin üzerinde.Yaşar Kemal bu ayrıma varmış olsa da daha çok savunur bir üslup takınmış gibi geldi bana. Ah, Anadolu’m insanı! Neler çekmişsin? Şimdi efeler gitti ama ağababalar hala kol gezmekte memleketi.
Edebiyat
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
Gu...Gu...Gul...Gulyabani
Puan vermedi·192 syf.··
2020 5. kitabı
Küçüklüğümün belki de en korkunç yaratığıydı Gulyabani.Defalarca izlediğim ama sıkılmadığım Yeşilçam’ın kült filmlerinden olan Süt Kardeşler’de görmüştüm.Filmde de ortaya çıkıyordu gerçek olmadığı ama hala yine denk gelsem belli belirsiz bir korku gerginliği yaşarım. Filmin tamamı olmasa da Gulyabani kısmının kaynağı Hüseyin Rahmi’nin bu eseridir.Burada da bir kadının malına el koymak isteyenler onun akli melekelerini kaybetmesi için uğraşmaktalar.Hesap edemedikleri şey ise bir aşk.Aşk gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Hüseyin Rahmi “kocakarı” dedikodularına aşina, Anadolu insanının batıl inançlarla dolu düşünce yapısını yakından bilen bir isim.Eserlerinde mizahi unsuz olarak bunları sık kullanarak yaşadığı devri günümüze de ışık tutarak resmeder.Kahramanlarını kendi dillerinde konuşturması da üslup başarısıdır.Ancak bu eserinde böyle bir dil kullanmamış.Bu da eserin gerçekçiliğine zarar vermiş hissediyorum.Kendini affettirmek ister gibi de eserin başında bunu belirtmiş. Filmciliğimiz ile edebiyatımızı harmanlayıp çok güzel şeyler ortaya çıkabileceğini düşünüyorum.Umarım Süt Kardeşler ile Gulyabani arasında olduğu gibi ortaklıkların çoğaldığı bir Yeşilçam’ımız olur.
Edebiyat
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 201917,9bin okunma