Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Katade dedi ki: "Allah, ayetleri konusunda ileri geri konuşup onu yalanlayanlarla oturulmasını yasakladı ve unutarak oturduğu takdirde, hatırladığı anda artık zalim toplulukla oturulmamasını emretti."
İbn Abbas radıyallahu anhuma dedi ki: "Allah, müminlere cemaati emretti ve ihtilafa düşüp fırkalara ayrılmalarını yasaklayıp, kendilerinden önce gelenlerin, Allah'ın dini konusunda tartışıp birbirleriyle düşman olmaları sebebiyle helak olduklarını bildirmiştir."
İbn Abbas radıyallahu anhuma'dan: "Allah idarecileriniz ve ayak takımınız vasıtasıyla azap göndermeye, çeşitli fırka ve hiziplere ayırarak bazınızı diğerine musallat edip sızı birbirinize öldürtme azabı gibi azapları size vermeye kadirdir."
Bütün ışıklar yasa olsa yine de Batı’nın karanlık yüzü aydınlanmaz.
Çünkü o ışıklar hakikati değil, hevasını parlatır. Allah’ın temiz ve pak güneşe koyduğu hükme itiraz etmeyen insan, O’nun insana hükmetmesini reddederek kendini ilahlaştırmıştır. Demokrasi bu ilahlaştırmanın siyasal adıdır; çoğunluğun hevasını hakikat yerine koyar. Laiklik ise bu isyanın resmî teminatıdır; Allah Subhanehû ve Teâlâ'yı hayattan kovup insanı ölçü yapan bir kopuştur. Yolları ışıl ışıl, meydanları parlak; fakat vicdanları karanlık, ölçüleri çürüktür. Batı’nın ışıkları adaleti değil tahakkümü, özgürlüğü değil sapmayı, ilerlemeyi değil yozlaşmayı örtmek için yanar. Allah’ın hükmünün dışlandığı yerde yasa çoğalır ama adalet kaybolur, ışık artar ama karanlık derinleşir. Çünkü bu karanlık eksik aydınlatmadan değil, bilinçli bir inkârdan doğmuştur.
Allah Subhanehû ve Teâlâ, şeriatını gericilik olan gören sadist kâfirlerden müstağnidir.