📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Cahiliyle hükmünün Allah'ın hükmü gibi insanlara uygulanmasının caiz olabileceğine" inanan kimse; velev ki yürürlüğe koyduğu kanunlar Allah'ın hükmüne uygun olsa bile, böyle düşündüğü için, kâfirdir... İnkâra gelince bu bizzat küfürdür. Bu kişi Allah'ın hükmüyle hükmetse bile kâfirdir.
İslâm'ın nazarında yeryüzünde ve gökte hakimiyet sultası Allah'tan başka hiç kimsenin değildir. Ve bu hakimiyette başka hiç bir kimseye de pay yoktur.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"O, Allah'tır. O'ndan başka ibadete layık ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd (en güzel övgüler) O'nundur, hüküm de O'na aittir. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."
(el-Kasas: 70)
"Muhakkak ki hüküm vermek, yalnız Allah'a aittir. Kendisinden başkasına değil, yalnız O'na ibadet etmenizi emretti. Dosdoğru din işte budur! Fakat insanların çoğu (hüküm verme yetkisinin yalnız Allah'a ait olduğunu) bilmez."
(Yusuf: 40)
"Evvelde de ahirde de emir Allah'ındır."
(er-Rum: 4)
Hüküm ve yasamanın yalnız Allah'a ait olması tevhidin bir gereğidir.
Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:
"Allah hüküm koymada kendisine ortak kabul etmez."
(el-Kehf: 26)
Edva-ül Beyan'da bu ayetin tefsiri şöyledir:
"Allah yasama içinde hiçbir ortaklık kabul etmez. Helâl Allah'ın helâl kıldığı, haram da Allah'ın haram kıldığıdır. Hiç kimse bu sınırları karıştıramaz. Bu ölçülerin aksini iddia ederek, Allah'a hüküm vazetmede ortaklık taslayamaz. Kanun ancak Allah'ın koyduğu kanundur. Bunun dışında ölçü koymak Allah'a isyandır. Şirkin ta kendisidir. Allah'ın bu ayetinde hüküm kavramı her türlü iş ve insanlar arasında cereyan eden münasebetleri kapsamaktadır. Yani hüküm hayatın her yönünü içine alır. Bu manayı destekleyen diğer ayetlere gelince:
"İhtilafa düştüğünüz her meselede hüküm verecek olan Allah'tır."
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kâfirlerle bizim aramızdaki ahid namazdır. Bunun için kim namazı terkederse muhakkak kâfir olmuştur."
Şakik'in oğlu Abdullah radıyallahu anh şöyle demiştir:
"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabı namazdan başka hiçbir ibadetin terkini küfür saymazlardı."
(Tirmizi)
Ömer İbn Hattab radıyallahu anh şöyle demiştir:
"Namazı terk eden kişide İslâm'dan bir şey yoktur."
Ali b. Ebi Talib radıyallahu anh şöyle diyor:
"Namaz kılmayan kişi kâfirdir."
İbn Mesud radıyallahu anh şöyle diyor:
"Namazı kılmayanın dini yoktur."