Rahat ve korunaklı bir yaşam süren saygın karakterimiz Bayan Irene, sekiz yıllık evliliğinden sıkılmış, burjuva dünyasının kozasından çıkarak kendini genç bir piyanistin kollarına atmıştır. Ancak bir gün piyanistin evinden çıkarken bir şantajcı ile karşılaşmasıyla hayatında yeni farkına vardığı bütün güzellikleri yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ve kahredici bir korkunun pençesine düşer. Kitabın ilerleyen sayfalarında korkunun aslında zannettiğimizden daha da etkili bir duygu olduğunu, korku anında alınan kararları ve düşünceleri, psikolojik anlamda da büyük bir çöküşü görüyoruz. Bir bölümünde ise suç işleyen birinin neden itiraf etmekten korktuğunu, bunun korku mu utanç mı olduğu tartışması da konuya olan düşünceleri değiştiriyor. Hem edebi yönden, hem felsefi yönden, hem de psikolojik yönden çok başarılı bir kitaptı. Muhakkak okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum. Herkese iyi okumalar.