Kitabımız Riviera kıyısında bir pansiyonda grubumuzun ani bir tartışmasıyla başlıyor. Gruba geleli daha 2 saat olan bir Fransız genci oldukça etkileyici bir görünümü ve çok nadir rastlanan bir kibarlığıyla evli ve iki kızı olan Madam Henriette'yi etkiler. Ertesi gün ise Madam Henriette bu genç fransız ile kocasını bırakıp kaçar. İnsanlar birbiriyle bu konuyu tartışıp Madam Henriette'yi eleştirir ve kötü yorumlar yaparken karakterimiz diğerlerinden farklı bir görüşe sahiptir ve Madam Henriette'yi savunur. Bu sırada konuklardan 67 yaşında ve onur konuğu olan Bayan C karakterimizin bu düşüncelerine şaşırır ve onun bu adaletli, tarafsız ve empatili düşüncelerine katılır. Ardından 26 yıl önce başına buna benzer bir olayı anlatmak ister. Sadece 24 saatin bir kadının hayatını nasıl kökten değiştirebileceğini ve 24 saate tutku, öfke, yalan, bağlılık ve ihanet gibi birçok duyguyu nasıl yaşayabileceğini anlıyoruz. Bu kadar dolu dolu yaşanan bir olayı az sayfaya sığdırmak ise yazarın profesyonel ve harikulade betimlemesiyle biz okuyuculara birkaç saatte bitecek etkileyici bir kitap veriyor.