Murat Sezgin

7 yıl önce 20 yaşında daha hiçbir şeyden bir haberken böyle bir inceleme nasıl yazabilmişim kendime hayret ediyorum. İnsan sanırım büyüdükçe içine kaçıyor.

Murat Sezgin

@Muratsezgin
·
Pas Tuttum!
Evveliyetle söylenmelidir ki Huzur’u okumak iç nizamın düzenli işleyen çarklarına pas bulaştırmaya atılan ilk adımdır. Eğer öncesinden, benim gibi, iç nizamınız paslanmaya başlamışsa bu oluşumun daha hızlı gerçekleşeceğine inanılmalıdır. 1 günlük anlatı zamanının arasına sıkıştırılan 1 yıllık anlatılan zamanın; büyük bir aşkın gölgesinde koca bir kültürle yoğrulmuş bir milletin yenileşme ya da yenileşmeyi becerememe sancılarını, büyük bir harbi atlatıp arasından çok geçmeden ikinci büyük bir harbin başlayacağı haberlerinin sokaklarda yarattığı endişenin okura aktarılmasını, bireylerin huzur arayışlarındaki huzursuzluğunu içermesi behemehâl bunun tek sebebidir. Her ne kadar rahatsız olsam da derinlemesine yapılan karakter tahlilleri(ben edebiyatımızda böyle tahlil başka kimsede görmedim) o kadar başarılı, şiire yaklaşan cümlelerin ahengi o kadar güzel ki bana bu huzursuzluğu unutturdu. Ahmet Hamdi Tanpınar “Antalyalı Genç Kıza Mektup”unda ‘Ergani madeninde üç yaşımda iken kendime rastladım’ dediğinde yazarlığın kendisinde bir kültür oluşturacağını muhakkak anlamıştı. Muhayyilesi o kadar güçlüdür ki şiire yönelmesinden doğal bir şey olamaz. Beni şairliğimle hatırlayın diye de çok yerde bahsetmiştir. Sadece şiirle kalmamış denemeler, makaleler, romanlar da yazmıştır. Bu yüzden Tanpınar kendi başına bir kültürdür. Ele aldığı konuları hep kendine has bir teknik ve üslupla dile getirmiştir. Çağının sorunlarına sessiz kalmamış, bu sorunlara çözüm yolları aramıştır. Bunları yaparken elbette başka kişilerden de etkilenmiştir. Nurdan Gürbilek bir yazısında kişilerin sevdiği yazarları edebi ebeveyn olarak görme meselesinden bahsediyordu. Ahmet Hamdi’nin kendine seçtiği edebi ebeveynleri şiirde Yahya Kemal ve Paul Valery, romanda ise Marcel Proust’tur. Şiirde Yahya Kemal ve
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
‘Gerilemenin çehresi’ tam anlamıyla. Acı verici.
Depremden Etkilenen Çocuklar İçin Oyuncak Kampanyası
Değerli arkadaşlar geçen haftalarda başlattığımız oyuncak kampanyasında ( #195862185 ) yaklaşık 100 koli oyuncak ve kırtasiye malzemesine ulaştık. Bir kısmını iletideki fotoğraftan görebilirsiniz. Tahmin ettiğimizden çok daha farklı ve güzel bir boyuta ulaştı. Toplanan oyuncaklardan bir kısmını bizzat ben ve iş arkadaşlarım ilk elden teslim ettik. Çocuklar oyuncakları görünce çok sevindiler. Ve acı ve çok üzücü olan bazı şeyler de oldu. Hayatında ilk defa oyuncağı olan çocuklar gördük maalesef.. Sözün bittiği nokta... Oyuncakların bir kısmını yine ilk elden bölgede kurulan çadır oyun evlerine gönderdik. Bir kısmını hastanede tedavi altında olan miniklerimize ulaştırdık. Göndereceğimiz oyuncakların depolarda günlerce beklemesine razı olamadığımız için kalan oyuncaklarımızı Ankara'ya yerleşen çocuklarımıza ulaştırdık. Bu süreç içerisinde yaklaşık 400 çocuğa dokunmaya çalıştık, geride çok kalan olsa da. Yaklaşık 1 ay 1000kitap'ta olamayacağım için sizleri kısaca bilgilendirmek istedim. Etik bulmadığımız için çocuklarımızın fotoğraflarını çekmemeye özen gösterdik. Çektiklerimizi ise izin alarak gerçekleştirdik. Fakat yine de bunları iletide paylaşmayacağım. 1000kitap vesilesiyle önceki iletiyi beğenen paylaşan yayan ve oyuncak ve kırtasiye malzemesi gönderen herkese miniklerimiz adına teşekkür ediyor. Güzel şeylere vesile oldunuz. Var olun.
Depremden Etkilen Çocuklarımız İçin Oyuncak Yardımı
Değerli arkadaşlar Ülkece çok zor bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde vatandaşlar olarak herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Yapılabilecek her şeye karşı seferber olmuş durumdayız. Depremden etkilenen insanlarımız için yardımlar toplanıyor. Kendim de 2 gündür Ankara’daki yardım toplama merkezlerinde gelen yardımların ayrıştırılmasına ve düzenlenmesine yardım ediyorum. Gelen yardımlar yayınlanan listelere göre geliyor. Kendim özel eğitim öğretmeniyim. Ben ve iş arkadaşlarım özel eğitim öğretmenleri olarak depremden etkilen çocuklarımız için özellikle özel gereksinimli çocuklarımız için kendi uzmanlık alanımızdan hareketle oyuncak, kırtasiye malzemeleri topluyoruz. Özellikle 2-6 yaş arasındaki çocuklarımız durumun boyutunun farkında değiller. Bu yüzden daha az etkilenmeleri adına normal hayat rutinleri olan oyun ve oyuna dair şeylere ulaşabilmelerini tecrübelerimizden hareketle çok önemli görüyoruz. Biz kendi adımıza baya yol kat ettik ama sizlerden de destek olması ihtimalini düşünerek buraya yazıyorum. Öncelikli olarak beklediklerimiz oyuncaklar ve kırtasiye ihtiyaçları: Pelüş oyuncak, küçük araba ve bebekler, balon, baloncuk, 2-6 arası için uygun kutu oyunları, oyun hamuru, boya kalemi ve boyama kitapları ve aklınıza gelen diğer oyuncaklar. En büyük ricamız gönderilmesi istenen malzemelerin eksiksiz, sağlam ve temiz olması. Destek olmak isteyenler ya da daha detaylı bilgi almak isteyenler bana mesaj atabilirler. Mesaj kutum herkes için açık durumda.
Momos Okuma Grubu Nisan Toplantısı Duyurusu
Mart ayı için Selçuk Baran okuduk. Yazarın hayatı ve toplantıda bahsettiğimiz konular burada: #159891329 Nisan ayında Hermann Hesse'den Bozkırkurdu okuyoruz. Toplantı bilgilerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Katılım için kitabı okumak zorunlu. Katılımınızı yorum ya da mesajla iletebilirsiniz. Kitap: Bozkırkurdu Tarih: 18 Nisan Pazartesi 21.00 Zoom