Sezai Karakoç'un burada "suyu arayan adam" diye kastettiği kişi Şevket Süreyya Aydemir'dir. Şevket Süreyya, Cumhuriyet'in ilk yıllarında kemalist rejimin kuramcılarındandır. Ve kendi otobiyografi kitabının adı "Suyu Arayan Adam"dır (
Suyu Arayan Adam). Şiirdeki "Suyun aradığı adam" kısmı ise muhtemelen Fuzuli'nin Su Kaside'sine (
Su Kasidesi Şerhi) göndermedir, çünkü bu eserde su peygamberi aramaktadır. Kısacası bu iki dizeye şair kendi dünya görüşünü, ideolojisini ve iki göndermeyi sığdırmıştır. Fikrine asla ama asla katılmasam da sağlam bir şekilde ifade etmiştir.
+
Paylaşım yapan kişi gönderiyi silmiş, yazdıklarım havada kalmış kspwkdlvpdkaş bahsi geçen dizeler şunlardı
"Suyu arayan adam değil
Suyun aradığı adam ol sen de"
Sen namaz kılmayandan değil de allahtan kork sadece. Aşk meşk, ikili ilişkiler, sadakat vesairenin dinî inançla hiçbir ilgisi yok. Varsa da tersi olabilir bak. Leyla için çöllere düşüp divane olan Mecnun, Leyla ayağına geldiğinde geri çevirmişti çünkü Leyla'dan Mevla'ya dönmüştü.
Bir kitap senin fikirlerine uymuyor diye kötü olmaz. Herkes de senin dininin gerektirdiklerine göre yaşamak zorunda değil. Türk olmanın Müslüman ve heteroseksüel kimliklerini beraberinde getirdiğini bilmiyordum. Şu an eskisi gibi insanları ibne diyerek ayrıştıramadığın için de çok üzüldüm inan ki. Keşke biraz haddini bilseydin de bu nefret, homofobi, saldırı, yobazlık, saygısızlık içeren incelemeyi yazmasaydın. Kitap hakkında hiçbir şey yazmadığın kitap incelemen harika olmuş, tebrik ederim. Bir daha olmasın.