Hikaye başkahramanın ölmeye yatmak istemesiyle başlıyor. Konu olarak bor çok düşündürücü ögeye rastlıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda ve hala bir ekol , bir düşünce ithal ediyoruz ve bu düşünceyi hirebir benimsiyoruz. Asla geliştirmek ve değiştirmek istemiyoruz. Eski olan herşeyi yıkmak istiyoruz. Asıl tema bana göre buydu. Güzel bir romandı. Tavsiye ederim. Adalet Ağaoğlu
Şeyh Galip Meh-i burc-ı ârızında hâle mâ'il oldu.
Bana kendi tâli'imden bu siyeh sitare düştü
(Gönül ay gibi yüzünden yanağının burcundaki bene tutuldu. Kendi talihimden bana bu kara yıldız düştü. )
Yine zevrek-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mi şîşedir bu reh-i sengsâre düştü
( Yine gönlümün kayığı kıyıya vurup parçalandı. Bu bir şişedir. Taşlık yere düştü , dayanır mi?) Şeyh Galip