"İtiraf ediyorum, kitap okumak kadar eğlenceli bir şey yokmuş! Kendime ait bir ev sahibi olduğumda, şöyle muazzam bir kütüphane edinmeyi başaramazsam kahrolurum."
Bir başkasındaki menfi bir niteliği, ancak o niteliğin bir kökü, bir ucu bizde mevcutsa tanıyabiliriz. Bir söz vardır: "Nasıl bilirsin? Kendim gibi." Biz başkalarını kendimiz gibi biliriz.
Ölü kelimelere minik mezarlar kazıyor
Ağlayarak gömüyor
Kibrit çöplerine taktığım mezar kağıtlarına
Burada yatıyor yazıyordum.
Kelimelerin mezarlığında gece bekcisiydim.
Dirilecekleri günü bekledim.
Dokunsalar dağılırdı iyi pişmiş kurabiyeler gibi kalbimiz
Kıtırdı ve çıtırdı
Nedense iki kuşun ismine benzerdi kalbimiz
Biz böyleydik işte, lezzetimiz de böyle... böyle.. böyle...
Mutluluk denen şey, şimdi yanı başındaydı.
Dokunabilirdi ona. Ama ürkütmekten çekiniyordu. Sonsuz bir an uzayıp gidiyordu sanki. Hiç bitmeyen bitmesi istenmeyen.. Kişi yalnızca o anın içinde olduğunu bilmeli, ona dokunmamalı.