Birbirimize hikayeler anlatıyoruz. Gerçek kanıtlarıysa kaçırıyoruz. Sorun bu. Zihnimiz böyle işliyor. Hikayelere çok düşkünüz. Onlara inanma ihtiyacı taşıyoruz. Ve ne oluyor biliyor musun ? Buna inanma ihtiyacı seni bataklığa sürüklüyor.
İnsanlar birbirleriyle daha az konuşuyorlar, uzun süre bir arada kalmakta zorlanıyorlar. Kendi gerçeğiylr bağlantıda birini gördüklerinde ' O çok negatif bir insan' diyerek uzak durmayı tercih ediyorlat. Aslında farkında bile olmadan kendi hakikatlerinden kaçıyorlar.
Öylesine istedim ki seni,
Senden önce...
Öylesine, her şeyin içinde,
Öylesine dışında,
Gün, gece.
Seni öylesine yaşadım ki,
İnan...
Artık nereye baktığım belli değil,
Ne yaptığım belli değil,
Vardığım sonrasızlıktan.