Heisenberg

Heisenberg
@MustafaAkann
Gençdüşünür
İlahiyatçı
Üniversite
Eskişehir
1 Eylül
4 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkâr Ve yine içimde şarkılı sesin Gözlerimde çizgi çizgi duraklar, Duraklarda hayâl meyâl sen misin? Sen misin yanyana gezemediğim? İnce sitemini sezemediğim, Sırrını bir türlü çözemediğim, İçimdeki çetin sual sen misin…? Yavuz Bülent Bâkiler
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Öğrencilerde en vahim hastalık türü, her genç insanın davranışlarında kendini gösteren cansızlıktır: "ruhsuzluk". Fazladan bir kaç saat uyur; uyuşuk, gevşek ve miskin bir halde kalkar; esneyerek ağır ağır elini yüzünü yıkar ve bunlarla çok vakit kaybeder. Kendini "keyifsiz" hisseder, canı hiç bir iş yapmak istemez. Her şeyi "şevksiz, sıkılarak, yayarak" yapar. Tembelliği yüzüne bile yansır: Suratından isteksizlik okunur; ruh hali belirsizdir, aynı zamanda hem laçka hem de kaygılı görünür. Hareketlerinde ne canlılık ne kesinlik vardır. Kaybolup giden sabahın ardından öğle yemeğine çıkar, kafeye gider, gazeteleri ilanlara varana dek okur, çünkü bu onu çaba istemeksizin oyalar. Öğleden sonra biraz dinçleşir, fakat bu dinçliği çene çalmayla, kısır tartışmalarla ve özellikle insanları çekiştirmekle (çünkü tüm tembellerle aynı zamanda kıskançtır) harcar: Siyasetçiler, edebiyatçılar, hocalar, hepsi eleştirilerinde payını alır. Bu bahtsız kişi akşamları yatağına bir önceki günden biraz daha sıkkın girer, zira çalışmaya yansıttığı bu cansızlığı çoğu zaman eğlenceye de taşır: Hiçbir sevinç kolay elde edilmez çünkü mutluluk da biraz çaba gerektirir. Okunacak bir kitap, görülecek bir müze, ormanda bir yürüyüş, bunlar inisiyatif gerektiren keyifler, etkin hazlardır. Diğer yandan, bir tek etkin hazlar mühim olduğundan ve süresiz, istenildiği kadar yenilenebildiğinden, tembel kişi kendini olabilecek en boş hayata hapseder. Tembeller, zevklerin parmaklarının arasından kayıp gitmesine izin verirler. Aziz Hieronymus hoş bir şekilde onları, gravürlerde görünen, kılıçların hiç saplamaksızın havada tutan askerlere benzetir.
Sayfa 26
Alıntı
Hep böyle çocuksu mu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışık mı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bir şey var; Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin... Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir
Beni hor görme kardeşim Sen altınsın, ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz Sen gümüşsün, ben sac mıyım? Ne var ise sende bende Aynı varlık her bedende Yarın mezara girende Sen toksun da ben aç mıyım? Kimi molla kimi derviş Allah bize neler vermiş? Kimi arı, çiçek dermiş Sen balsın da ben çec miyim? Topraktandır cümle beden Nefsini öldür ölmeden Böyle emretmiş Yaradan Sen kalmemsin, ben uç muyum? Âşık Veysel
Şiir
Zambaklar en ıssız yerlerde açar Ve vardir her vahsi çiçekte gurur Bir mumun ardinda bekleyen rüzgar Işıksız ruhumu sallar da durur Zambaklar en ıssız yerlerde acar.. Sezai Karakoç
1000Kitap