José Saramago 16 Kasım 1922’ de Portekiz’de doğmuş editörlük, gazetecilik gibi pek çok mesleklerde yazma tecrübesi edinmiş, ateist olması ve din aleyhine söylemleri yüzünden Portekiz Hükümeti'nin düşmanlığını kazanmış bir sosyalist yazardır.
Körlük eseri 1995 yılında kaleme alınmış ve José Saramago'ya Nobel Edebiyat ödülünü kazandırmıştır. Romanın kurgusu isimsiz bir ülkenin isimsiz kahramanları etrafında şekillenir. Romanın başlarında bu ülkede kitleleri etkisi altına alan bir "Beyaz Körlük" salgını ortaya çıkar, bu salgından nasibini alan herkes daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şekilde aniden kör olur. Ve kısa bir süre toplumun tamamı bu salgına yakalanır.
Körlük kavramını yazarımız bir metafor olarak kullanmıştır ve aslında insanın içindeki körlüğü temsil eder. Öyle ki herhangi bir kurum tarafından denetlenemeyen, ahlaki değerleri çöken bir toplumda insan; özünde yer alan yıkıcı tarafı ortaya çıkarır.
Saramago'nun bu eserinde toplumsal krizin mimarı olarak devlet ve din görülür. Saramago'ya göre devlet hayatını idame ettirebilmek için suni krizler yaratır bununla savaşma bahanesiyle insanları kendi kontrol ve baskısı altına alır ve kendi otoritesine karşı çıkan insanları ötekileştirerek onları bertaraf eder. Dine karşı ise insanın zafiyetlerini kullanarak onları kendi kontrolü altına aldığını iddaa ederek kiliseyi esas alarak tüm kurumsallaşan dinlere karşı eleştirilerde bulunur. Bu açıdan bakar isek Saramago'nun aslında karşı çıktığı olgu din değil dini kendi menfaatleri uğruna kullanan kilise ve din adamlarıdır.